YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6585
KARAR NO : 2020/2794
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu kez hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.3.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi vekili Avukat …ve karşı taraftan davalı alacaklı vekilleri Avukat … ile Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, karar için belirlenen 02.06.2020 tarihinde dosya incelendi, gereği düşünüldü :
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, hacze konu uçağın Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerine tabi olduğunu ve uçak sicilinde müvekkili adına kayıtlı olduğunu, yapılan haczin Türk Sivil Havacılık Kanunu’na aykırı olduğunu, haczin uçak siciline kaydi haciz takbik edilmeksizin fiilen yapıldığını iddia ederek davanın kabülü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlu şirket çalışanları, borçlu şirket vergi levhası ve borçlu şirket avukatlarının bulunduğunu, borçlu şirket ile davacı üçüncü kişi şirket yetkilileri ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğunu, davacı ile borçlu arasında muvazaalı işlemler bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili; haczedilen uçağın sahibinin davacı üçüncü kişi olduğunu, müvekkili şirketin sadece işleten sıfatını haiz olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı borçlu şirket ile davacı şirketin yöneticilerinin aynı kişiler olduğu, yine davacı şirket ile borçlu şirketin faaliyet alanlarının ve iştigal konularının aynı olduğu, hacizli uçağın davacı üçüncü kişi tarafından borçlu şirketten 05.10.2015 tarihinde satın alındıktan sonra aynı tarihli “Operasyon (İşletim) Yönetim Sözleşmesi ” başlıklı sözleşme ile işletim hakkının davalı borçlu şirkete devredildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 25.10.2019 tarihli ve 2019/1972 Esas, 2069 Karar sayılı kararı ile, devrin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı, devir tarihinde borçlu ve üçüncü kişi arasında organik bağ olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, istinaf kararı davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, alacaklı vekilinin İstanbul 23. İcra Müdürlüğüne başvurarak, dosya borcunun tamamı ödenerek 8.8.2019 tarihinde infaz edildiği açıklanarak, bu hususta derkenar verilmesi istenmiş, İcra Müdürlüğü tarafından talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmış, yine İcra Müdürlüğünün 7.8.2019 tarihli kararı ile dosyanın infazen işlemden kaldırıldığı görülmüştür. Bu bilgilere göre istihkak davasının konusuz kaldığının kabulü ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek ve yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK’nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.