Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4809 E. 2020/2957 K. 17.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4809
KARAR NO : 2020/2957
KARAR TARİHİ : 17.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/07/2019 gün ve 2015/530-2019/627 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 09/07/2019 tarihi itibariyle 3.200,00 TL’dir. Davacı vekili, 16.06.1987 tarihinde 1.000.- TL, 14.03.1988 tarihinde 7.750.-TL’yi davalı banka nezdindeki hesabına yatırdığını, hesapta bulunan paranın denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek, dava tarihindeki alım gücü değerinin tespiti ve en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Islah ile talebinini 3.125.70 TL’nin tahsili olarak belirlemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 43.28 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, reddedilen dava değeri, yukarıda anılan madde hükmüne göre davacı yönünden temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.