Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4898 E. 2020/2932 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4898
KARAR NO : 2020/2932
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/04/2019 tarih ve 2015/164-2019/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin oyuncu …’ın mirasçıları olduğunu, davalı şirketin oyuncunun filmlerini HD kalitesiyle yeniden yayınlayacağı hususunda reklamlar yaptığını, reklamlar için müvekkillerinin murisinin karikatürize edilmiş, alaycı bir görüntü verilmiş resimlerinin bilboardlarda ve Digitürk’ün web sitesinde gösterildiğini, davalının böylece murisin yüzünü reklam kampanyasında reklam yüzü olarak belirlediğini, dış görüntülerin eser olmasa da FSEK kapsamında korunduğunu, bir kimsenin dış görünüşünün rızasız kullanılamayacağını, resimlerdeki karikatürlerin murisin hatırasına hakaret teşkil ettiğini, ölenin yakınlarının da kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalının gerçekleştirdiği haksız fiil sebebiyle her bir müvekkili için 20.000,00 TL manevi tazminatın, murisin reklam kampanyasında yer almakla elde edeceği gelirin 3 katı oranında maddi tazminata karşılık şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 20/12/2018 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 100.000,00 TL’sine yükselttiklerini beyan ederek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı şirket vekili, oyuncu …’a ait görüntülerin reklam kampanyaları için değil, murisin başrol oyuncusu olduğu filmlerin tanıtımı amacı ile yayınlandığını, yayıncı kuruluşların yayınlayacakları içeriklerin tanıtımı ve izlenilirliğini artırmak amacıyla tanıtım filmlerini yayınlamasının işin doğası gereği olduğunu ve izin alınması gerekmediğini, oyuncuya ait resimlerin kişilik haklarını ihlal edecek nitelikte karikatürize edilmediğini, kullanılan karikatürlerin murisin sağlığındaki orijinal film afişlerindeki halleri olduğunu ve dolayısıyla murisin sağlığında bu karikatürlere onay verdiğini, saf fakat dürüst karakterlerle özdeşleşen, Türkiye çapında tanınılırlığını bu karakterler ile artıran murisin karikatürize edilmesinin kişilik hakları ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, karikatürlerde oyuncunun yüz hatlarına ve tüm görüntüsüne alaycı bir görüntü kazandırılmadığını, dava konusu filmlerin imal ve alenileştirme tarihinin 1995’den öncesi olması sebebiyle davacıların talep konusu filmler için haklarının bulunmadığını, davacıların karikatürler üzerinde hak sahibi olmadığını, karikatürlerin Bedri Koraman tarafından çizildiğini, film ve karikatürlerin Gülşah Bir Video ve Film Yapım Dağıtım ve Sanat Ürünleri İşletmesi Ltd. Şti. ile yapılan televizyon filmi yayınlama hakkının devri sözleşmesi kapsamında izin alınmak suretiyle yayınlandığını, film tanıtımı için gerekli materyallerin bu firmadan temin edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesi ile davanın Gülşah Bir Video ve Film Yapım Dağıtım ve Sanat Ürünleri İşletmesi Ltd. Şti’ne ihbar edilmesini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil şirket vekili, davacıların murisi … tiplemesinin kullanıldığı davaya konu 3 adet filme müvekkili şirketin malik ve hak sahibi olduğunu, filmlerin yıllardan beri işletilmekte olduğunu, davalı firma ile aralarında yapılmış bir sözleşme bulunduğunu ve sözleşme gereğince davalı şirkete süreli yayın izni ve lisansı verildiğini, filmlerin tanıtımı için resim ve afiş gibi bazı tanıtım materyallerinin davalı tarafından Digitürk’e verildiğini, film tanıtımında ve reklamında başrol oyuncusunun fotoğrafının kullanılması için oyuncunun veya mirasçısı davacıların iznine gerek olmadığını, bu konuda ayrı bir ücret talep edilemeyeceğini, kullanımın ticari filmciliğin doğası gereği olduğunu, yapılan reklam ve tanıtımın filmlerin yayınlanacağına dair olduğunu, davalıların manevi zarar görmediğini, kişilik değerlerinde bir eksilme olmadığını, kullanılan karikatürlerin filmlerin orijinal afişlerinde olduğunu, oyuncunun sağlığında bu afişlere itirazının olmadığını, manevi tazminat isteminin oyuncu tarafından ileri sürülmedikçe mirasçılarına geçmeyeceğini savunarak, davanın reddi ile davalı yanında davaya katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu filmlerin tamamının 1995 yılı öncesine ait ve bu filmlerin hak sahibinin yapımcı şirket olduğu, reklam afişlerinde yer alan çizimlerin bağımsız bir karikatür çizimi olmayıp … filmlerinin tanıtımı amacıyla hazırlandığı, bu çizimlerin filmlerin orijinal afişlerinde olduğu dikkate alındığında, sinema filminin tanıtımı için yapılan bu reklam afişlerdeki çizimleri hazırlama yetkisi ve hakkının da yapımcıya ait olduğu, muris …’ın sağlığında bu afişlerdeki çizimler nedeniyle yapımcıya herhangi bir dava ve ihtarının olduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla … mirasçılarının 1995 yılı öncesi filmler üzerinde icracı sanatçı olarak komşu hak sahipliğinden doğan bir hak talebinde bulunamayacakları, ancak davacıların taleplerinin murislerinin daha önce oynadığı filmlerin yeniden yayımlanmasına ilişkin olarak yapılan reklamlarda karikatürünün izin alınmadan kullanılmasının, kullanımın reklam amaçlı olması sebebiyle FSEK 86. md. ve TMK 24 md. ve devamı hükümleri kapsamında kişilik hakkının ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıların murisinin başrol oynadığı filmler için feri müdahile karikatürlerinin de filmin tanıtımında kullanılmasına ilişkin bir muvafakati olmadığı, yine afişlerdeki karikatürlerin murisin sağlığında kullanılan orijinal film afişlerindeki haller olmasının murisin kullanıma onay verdiği şeklinde yorumlanamayacağı, FSEK.m.86/l’deki 10 yıllık sürenin davaya konu olayda kullanım kişinin resim ve portresinin olduğu gibi kullanımı olmayıp görüntüsünün karikatürize edilmesi ve reklam amaçlı kullanım olduğu dikkate alındığında bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, davacıların murisinin karikatürünün izinsiz olarak ticari amaçla kullanması şeklindeki eylem nedeniyle davacının fili bir zararı oluşmamış ise de, karikatürünün reklam amaçlı kullanılması için davacılardan izin alınsaydı elde edebilecekleri kazançtan yoksun kaldıkları dikkate alındığında maddi tazminat şartlarının oluştuğu, davacılar murisinin şöhreti ve tanınmışlığı, izinsiz kullanımdan davalının sağlayacağı fayda dikkate alındığında talep olunan tazminat miktarının yerinde olduğu, dava konusu filmlerin komedi filmleri olması ve canlandırılan karakterlerin saf fakat dürüst karakterleri canlandırdıkları, karikatürlerin alaycı bir görüntü kazandırılmadığı, murisin ya da davacıların kişilik haklarına yönelik bir saldırı barındırdığının kabul edilemeyeceği, ayrıca murisin şöhretinin zedelenmesi ya da kötü gösterilmesinin söz konusu olmadığı, karikatürlerin komedi filmlerine uygun olarak yapıldığı dikkate alındığında manevi tazminat şartlarının oluşmadığı ve bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile 100.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen karar feri müdahile 15/08/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, fer’i müdahil tarafından 18/09/2019 havale tarihli dilekçe ile karar temyiz edilmiş ise de, HUMK 432/1 madde ve fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır. HUMK 432/4. maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden fer’i müdahilin HUMK 432/4. maddesi uyarınca temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, fer’i müdahil temyiz isteminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 432/4’üncü maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.123,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.