Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/3411 E. 2011/7609 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3411
KARAR NO : 2011/7609
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ve müşterekleri ile Hazine ve … aralarındaki tescil davasının reddine dair İdil Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.06.2010 gün ve 12/145 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili ise, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığı, dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz 07.12.1974 tarihinde tamamlanan tapulama çalışmaları sırasında 766 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. 766 sayılı Tapulama Kanununun 31 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde açıklanan 10 yıllık hak düşürücü süre; kadastro tutanağı düzenlenen yerlerle ilgili olup, tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açılamayacağına ilişkindir. Somut olayda; uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğine göre, bu tür davalar süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, ziraatçı uzman bilirkişi, taşınmaz üzerinde 30-35 yıldır tarımsal faaliyet yapılmadığı, imar–ihya yapılması halinde tarım arazisi haline dönüştürülmesinin mümkün bulunduğunu gerekçeli olarak açıkladığına göre: dava konusu taşınmazın nitelik itibari ile kazanmaya elverişli yerlerden olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken; somut olayda uygulama yeri bulunmayan hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de hüküm redde ilişkin olup yukarıda açıklanan gerekçe ile sonucu itibari ile doğru bulunmaktadır,
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle açıklanan gerekçeyle sonucu itibari ile doğru bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.