Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/4516 E. 2020/2526 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4516
KARAR NO : 2020/2526
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2017 tarih ve 2017/237 E- 2017/670 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi’nce verilen 12/07/2018 tarih ve 2018/451 E- 2018/821 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Alman kararının tanınması ve tenfizi için daha önceden Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/71 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını usul eksikliği sebebiyle davanın red olduğunu red sebebi olan eksikliğin giderildiğini, bu nedenlerle Almanya Federal Cumhuriyetinin Dortmund Eyalet Mahkemesi’ne ait 3 O 51/05 numaralı kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; Lahey sözleşmesine uygun bir şekilde davalıya tebligat yapılmadığını, yabancı mahkeme ilamının kamu düzenine aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; Alman Mahkemesi’nin posta yoluyla tebligata üstünlük tanıdığı, bu durumda yabancı mahkemenin karar tebliğinin posta yoluyla yapıldığı, diplomatik yoldan yapılan tebliğe yabancı mahkemece bir değer verilmediği, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı şirket yönünden kesinleşmediği, davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi gerektiği, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın anılan sözleşme hükümlerine uygun biçimde diplomatik yollarla tebliğ olması gerektiği, kararın diğer davalıya diplomatik yolla tebligat yapılmadığı, davalı şirket vekilinin karara itiraz etmesi üzerine Dortmund Asliye Mahkemesi’nce 07/02/2014 tarih ve 3 O 51/05 numaralı dosya üzerinden yapılan inceleme ile adi yolla yapılan tebligat esas alınmak suretiyle itiraz süresinin geçtiği gerekçesiyle davalı şirketin itirazının yerinde olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştirilerek apostille onandığı, usulünce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.