YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15126
KARAR NO : 2020/2898
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 30.12.2016 tarihli ve 2016/1002 Esas, 2016/1540 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Üçüncü kişi vekili, 11/08/2016 tarihinde müvekkilinin adresinde yapılan hacizde müvekkili şirkete ait malların usul ve yasaya aykırı olarak haczedildiğini, İcra Müdürlüğünün 11.08.2016 tarihli kararı ile, istihkak iddialarına karşı borçlunun 3 gün içerisinde beyanda bulunmasına karar verildiğini, oysaki mahcuz malların üçüncü kişi olan müvekkili şirketin zilyetliğindeyken haczedildiğini İİK’nin 99.maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünün alacaklıya dava açmak üzere 7 günlük süre vermesi gerektiğini ileri sürerek, 15.08.2016 tarihinde İİK’nin 96/2.maddesi gereğince tesis edilen kararın kaldırılmasına, alacaklı tarafa İİK’nin 99.maddesi gereğince dava açması için süre verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Alacaklı vekili, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, haciz sırasında üçüncü şahsın istihkak iddiasında bulunduğu, ancak İcra Müdürlüğünün bu talebi 96/2’ye göre değerlendirdiği, davacı üçüncü şahsın İcra Müdürlüğü dosyasında takip tarafı olmadığı için şikayet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle İİK’nin 99. maddesinin uygulanması talebinin reddine, davacıya İİK’nin 96/97 maddelerine göre istihkak davasını karar tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde açması için süre verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, takipte taraf olmayan şikayetçi üçüncü şahsın haciz işleminin iptali için şikayette bulunma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayete konu Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2016/9508 Esas sayılı takip dosyasında 11.08.2016 tarihinde tatbik edilen haciz üzerine, üçüncü kişi … Metal San. ve Tic. A.Ş. vekili 12.08.2016 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirket adresinde tatbik edilen haczin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, alacaklı tarafa İİK’nin 99.maddesi gereğince dava açması için süre verilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine İcra Müdürlüğünün 15.08.2016 tarihli kararı ile, İİK’nin 96/2 maddesi gereğince istihkak beyanına karşı beyanda bulunmaları hususunda taraflara muhtıra düzenlenmesine şikayet ve itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Üçüncü kişi şikayet dilekçesinde İİK’nin 99. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünün alacaklıya dava açmak üzere süre vermesi gerekirken, İİK’nin 96.maddesi gereğince karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını ve alacaklıya İİK’nin 99. maddesi gereğince dava açması için süre verilmesini talep etmiştir. Üçüncü kişinin dilekçesindeki anlatımından ve talep sonucundan uyuşmazlığın, İcra Müdürlüğünce tesis edilen kararın kaldırılarak, İİK’nin 99. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu sabittir. Bu durumda, üçüncü kişinin talebi üzerine İcra Müdürlüğünce verilen karara ilişkin üçüncü kişinin şikayet hakkı mevcut olup, başvurunun esasının incelenerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayet hakkının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.