YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1478
KARAR NO : 2020/2059
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro çalışmalarında 115 ada 17 parsel 12.452,83 m2 yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile senetsizden davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; … ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan 115 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, davalı taraf lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğini ve imar ve ihya şartlarının bulunmadığını, evveliyatının orman olduğunu ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, … ili, …casu ilçesi, … mahallesi 115 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk arazi kadastro çalışmaları 1960 yılında, ilk orman tahdidi ise 1968 yılında orman serisi bazında yapılmış, 1969 yılında orman sınırları kesinleşmiştir. Daha sonra, 2013 yılında aplikasyon ve 2/B uygulamaları yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen, geçici 8. madde kapsamında; kesinleşmiş ilk orman tahdidinde orman dışında kalan ve tapulamada da tespit dışı çalılık olarak kalan yerlerin arazi kadastro çalışmaları yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
23/06/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.