Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/1665 E. 2020/2708 K. 10.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1665
KARAR NO : 2020/2708
KARAR TARİHİ : 10.09.2020

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin iflas ettiğini, davacının ödediği aidatların iadesi için masaya kayıt talebinde bulunduğunu, davacının 28.08.2010 tarihli genel kurula katıldığı gerekçesi ile talebinin reddedildiğini ileri sürerek 31.778,65 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kooperatiften istifa etmediği, ispat yükü üzerinde olan davacının davayı ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine daire verilen kararın davacı vekili tarafından temyzi edilmesi üzerine Dairemiz’in 2014/9460 E., 2015/6457 K. sayılı ilamı ile, “İstifanızın Kabulü ve Geri Ödeme Planı” başlıklı 04.03.2009 tarihli belgenin araştırılması, kooperatifin tüm defter ve kayıları ile Ticaret Sicil Mdürülüğü ve Çevre Şehircilik Bakanlığı İl Müdürülüğü’nde bulunan kooperatife ait tüm bilgi ve belgelerin getirtilerek davacının kooperatiften istifa edip etmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, kooperatifin defter ve belgelerine ulaşılamadığı, ancak 04.03.2009 tarihli belge altındaki imzaların kooperatif yetkililerine ait olduğu, bu belgede yazılı istifa tarihinden sonra yapılan genel kurullara katılmadığı, istifa ettiğinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.