Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7419 E. 2013/4185 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7419
KARAR NO : 2013/4185
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlardan birini 24.7.2008 tarihinde diğerini 16.1.2009 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu …, dava konusu taşınmazları eşinin ameliyatı nedeniyle para ihtiyacı olduğu için sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, Karşıyaka Mahkemesinin yetkili olduğunu, dava konusu taşınmazları üzerindeki ipotekle ve gerçek bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre dava konusu 160 ada 6 parselde kayıtlı taşınmazın 22.8.2008 tarihli borçtan önce 24.7.2008 tarihinde satılmış olması nedeniyle;dava konusu 149 ada 20 parselin ise tapudaki satış bedeli ile (50.820,00 TL)bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri (11.252,00 TL)arasında gerçek değer lehine beş kata yakın fark olduğu, bu nedenle İİK 278.maddesinde ki şartın yerinde olmadığı, davalıların haksız ve kötüniyetli olarak alacaklıya zarar vermek kastıyla hareket ettikleri hususu da kanıtlanamadığından sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına dava konusu 6 parselin takip konusu borcun doğumundan önce satılmış olması nedeniyle bu parsel yönünden dava koşulu bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece dava konusu 149 ada 20 parselin ise tapudaki satış bedeli ile (50.820,00 TL) bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri (11.252,00 TL) arasında gerçek değer lehine beş kata yakın fark olduğu, bu nedenle İİK 278.maddesinde ki şartın yerinde olmadığı, davalıların haksız ve kötüniyetli olarak alacaklıya zarar vermek kastıyla hareket ettikleri hususu da kanıtlanamadığından sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.11.252 TL değeri olan bir taşınmazın üzerindeki ipotek ve hacizlerle birlikte 50.820,00 TL gibi bir bedelle alınması hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi, 26.10.2010 tarihli keşif sırasında dinlenen davalı borçlu …’un beyanından dava konusu evin kira karşılığı kendisinin kullandığını yine tarlayı da davalı …’ın talimatıyla kendisinin kullandığını beyan ettiği, mahalli bilirkişilerin de aynı yönde beyanda bulundukları dava konusu taşınmazların borçlu tarafından kullanıldığını, davalı …’ı tanımadıklarını köye gelip gittiğini görmediklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Davalı borçlu dava konusu ev için kira ödediğini beyan etmesine rağmen bu yönde bir delil sunulmadığı gibi borçlu tarafından satılan taşınmazların yine borçlunun kullanımında olmasının hayatının olağan akışına uymadığı, davalılar arasındaki 24.7.2008 tarihli tasarruf, yine borçlunun babası tarafından davalı …’a 16.1.2009 tarihinde yapılan taşınmaz satışı da gözönüne alındığında davalı …’ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 149 ada 20 parsel yönünden 16.1.2009 tarihli tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.