YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10908
KARAR NO : 2012/7075
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, emekli aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının maaşını kesen Kurum işleminin iptali ile davacıya ödenmeyen 22 aylık toplam maaşın ödenmesi ve kesilen maaşın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davacının 22/03/1985-01/09/1997 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 14/07/1997 tarihinde Kuruma intikal eden giriş bildirgesi ile 03/12/1975-21/101983 vergi kaydına dayanarak 20/04/1982 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 21/10/1983 tarihine kadar sigortalı sayıldığı, ilk işe giriş bildirgesinin veriliş tarihinden yaklaşık 45 gün sonra 28/08/1997 tarihinde 03/12/1975- devam şeklindeki şoförler ve otomobilciler odası kaydı olduğu belirtilerek sigortalılığın 22/03/1985 tarihi itibariyle tekrar yüklendiği, Eylül/1997 tarihli tahsis talebine istinaden 01/10/1997 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, böylece oda kaydına göre 22/03/1985-01/09/1997 tarihleri arası 12 yıl 5 ay 9 gün sigortalılık süresi kazandığı, davacının vergi ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, 2006 yılında yapılan müfettiş incelemesi sonucunda, davacının 14/07/1997 tarihinde Kuruma intikal eden giriş bildirgesi ile 20/04/1982 tarihi itibariyle tescil edildiği, 03/12/1975-21/101983 arası dönemde vergi kaydının bulunduğu ancak bu süre ile emekli olamadığından bu defa 22/03/1985 tarihinden sonraki süreleri hizmet olarak kazanabilmek için, 03/12/1975 tarihinde başlayan ve 18/01/1985 tarihinde biten şoförler ve otomobilciler odası kaydını 03/12/1975—devam (kesintisiz) şeklinde Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği, davacının esnaf sicil memurluğu kaydının olmadığı, şoförler ve otomobilciler odası üyeliğinin 18/01/1985 tarihinde sona erdiği üye kayıt defterinden bariz bir şekilde görüldüğü, noter onaylı 1976 tarihli şoförler ve otomobilciler odası üye kayıt defterinde davacının 03/12/1975 tarihinde tescil edildiği, 18/01/1985 tarihinde kaydın silindiği, kaydın silinmesine ilişkin ibarelerin ilgili bölümde açıkça okunabildiği, halde bazı Kurum görevlilerinin kasıtlı hareketleri nedeniyle işlemin yapıldığını ve davacıya usulsüz olarak 22/03/1985-01/09/1997 tarihleri arası 12 yıl 5 ay 9 gün sigortalılık süresi kazandırıldığını belirttiği görülmüş. Kurum tarafından da müfettiş raporuna dayanılarak sigortalılığın iptal edilerek maaşın kesildiği, ayrıca davacının oda kaydını 18/01/1985 tarihinden sonrası için destekleyen vergi ve esnaf sicil kaydının bulunmadğı, üyeliği ile ilgili yönetim kurulu karar defterinde her hangi bir yönetim kurulu kararının bulunmadığı, 01/09/1997 tarihli tek ve toplu prim ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının 18/01/1985-01/09/1997 tarihleri arasında geçerli bir oda kaydı bulunmadığından bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığı açıktır.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemez.
Davacının, 18/01/1985-01/09/1997 tarihleri arasında geçerli bir oda kaydı bulunmamaktadır. Davacının bunu bilmesi gerekir. Yasal dayanağı olmadan oluşturulan Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının sonradan prim ödemek suretiyle elde edilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve kimsenin kendi hilesinden istifade edemeyeceği düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.