Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/2713 E. 2020/5702 K. 11.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2713
KARAR NO : 2020/5702
KARAR TARİHİ : 11.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hırsızlığa konu araçların farklı müştekilere ait olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında, mağdur … yetkilisi …’na ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 141/1, 143, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.11.2010 tarihi itibariyle durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24.03.2013 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, dava zamanaşımının 14.01.2010 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında, mağdur …’ya ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadesinde, aracının kapılarını kilitleyerek olay yerinden ayrıldığını beyan ettiği, olay yeri inceleme raporunda ise; sürücü kapısında zorlamanın olduğu ve aracın kapısının aralıklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 141/1. maddesi gereği hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.