Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2020/564 E. 2020/2469 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/564
KARAR NO : 2020/2469
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2019 tarih 2018/2 – 2019/84 numaralı kararının kaldırılarak 5237 sayılı TCK’nın
314/2, 221/4-2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı

Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eşi … ile birlikte yargılanan sanık … bakımından, sanığın eşinin soruşturma aşamasındaki savunmalarının sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne esas alınması ve sanık ile eşinin aynı avukat tarafından savunulmaları nedeniyle menfaat çatışmasının oluştuğu anlaşılmakla; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmamasına rağmen kısa kararda “takdiren ve teşdiden” ibarelerine yer verilerek ve sanık hakkında TCK m. 221/4 2. cümle gereği indirim yapılırken kısa kararda 2/3 oranında indirim yapılmasına rağmen gerekçeli kararda 3/4 oranında indirim yapıldığı belirtilerek hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin bilgi için Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.