Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18289 E. 2012/27631 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18289
KARAR NO : 2012/27631
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tescil-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı müteahhit Cemal ile diğer davalı arsa sahipleri arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre müteahhit Cemal’e düşen dava konusu yerin, davalı … tarafından kendisine satışının vaat edildiğini, satış bedeli olarak davalı …’e 80.000 TL ödediğini, ancak davalılar tarafından aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshedildiğini belirterek;dava konusu dairenin tapu kaydının adına tescilini, tescil mümkün olmadığı takdirde cezai şart,alacak vd. talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla satış bedelinin şimdilik 35.000 TL’lik kısmının ödemenin yapıldığı 12.12.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı arsa sahipleri … ve Lokman savunmalarında, davacı ile davalı … arasındaki satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadıklarını ve bilgilerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı …, davacıdan satış karşılığı 35.000 TL aldığını, davacının 45.000 TL ödemediğini,bu nedenle inşaatı tamamlayamadığını,35.000 TL bedeli dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödemeyi kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece “davanın kabulüne,fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 35.000,00.TL’nin ödeme tarihi olan 12/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,” dair karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2012/18289-27631
1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder.Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında;açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Anılan yasal düzenlemeler dikkate alındığında somut olayda, mahkeme kararının hüküm fıkrasında davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu belirtilerek 35.000 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesine rağmen cümlenin sonunda fazlaya ilişkin taleplerin reddine denilmek suretiyle aynı hüküm içinde tereddüt ve çelişkiye düşülmüştür. Öyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda, Hüküm fıkrasında saklı tutulan ve reddedilen talepler tereddüde mahal bırakmayacak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıklanarak yeniden bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacı ve davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.