YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21106
KARAR NO : 2020/12504
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Göksun Sulh Ceza Mahkemesinin 12.10.2010 tarihli ve 2009/89 Esas, 2010/126 Karar sayılı kararının 09.12.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 08.11.2011 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle daha önce verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/356 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.06.2020 tarihli ve 2020/6985 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2020 tarihli ve 2020/59181 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde 3 yıl denetim süresine tâbi tutulacağı gözetilmeden, Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2010 tarihli kararıyla hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmesinde isabet görülmemiş ise de, sanık hakkındaki 12.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 09.12.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip 3 yıllık denetim süresinin başladığı, ancak sanığın bu süre dolmadan 08.11.2011 tarihinde kasıtlı suç işlediği cihetle, anılan hukuka aykırılığın sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği anlaşılarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre,
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan mahkûmiyet kararının kesinleştiği 09.12.2010 ile yeni suçun işlendiği 08.11.2011 tarihleri arasında 10 ay 29 gün süre ile zamanaşımı süresinin durduğu, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun ise 5237 sayıllı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu ancak anılan Kanun’un 66/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, bu süreye zaman aşımının durduğu 10 ay 29 günlük süre eklendiğinde 6 yıl 2 ay 29 gün olacağı, zamanaşımını kesen en son işlem olan savunmanın 24.11.2009 tarihinde alınmış olması nedeniyle 6 yıl 2 ay 29 günlük süre eklendiğinde zaman aşımının 22.02.2016 tarihinde dolmuş olması nedeniyle hükmün açıklanma tarihi olan 29.05.2018 tarihi itibarıyla davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kabule göre de, suç tarihi olan 13.02.2009 tarihinde 18 yaşından küçük olan ve bu tarihten önce hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/356 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.