YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/855
KARAR NO : 2020/4636
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan,
nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık …’in, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşüldü;
Katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki red istemli düşünceye iştirak edilmeksizin yapılan incelemede;
Sanıkların, gerçek bir işyerinde fiilen çalışmadıkları halde kendilerini, bu işyerinde çalışmış gibi göstermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Sanık savunması ile tüm dosya kapsamından, sanığın fiilen çalışmadığını belirttiği işyerinin paravan olmayıp aktif olarak çalışan gerçek bir işyeri olması nedeniyle ortada bir kurum zarar bulunmadığı gibi primleri ödenen sanığın hile teşkil eden bir eyleminin de bulunmadığı, ayrıca sanık tarafından kurumun denetim olanağının ortadan kaldırılmadığı da dikkate alınarak, işveren ile katılan kurum arasında idari ve hukuk bir ihtilaf bulunan olayda suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin suçun unsurları itibariyle oluştuğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun, 5327 sayılı TCK’nın 206. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 13/07/2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 04/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.