Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/5929 E. 2012/7743 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5929
KARAR NO : 2012/7743
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 16.11.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %78 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkemenin 27.05.2010 gün ve 279-220 sayılı kararının taraflarca temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda, tarafların sair temyiz itirazları reddolunarak davacının manevi tazminat için yapılan ödemeyi kabul ederek ibraname verdiğinden manevi tazminat isteminin reddi yerine kısmen kabulünün hatalı olduğu ve maddi tazminat isteminin ret nedenine göre davalı yararına avukatlık ücreti verilemeyeceği, davacı yararına avukatlık ücretinin noksan hesaplandığı, kabul yönünden de davacı lehine verilen avukatlık ücretini geçer biçimde manevi tazminatın reddolunan bölümü üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacının manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin ise kabulüne karar verilmiş ve maddi tazminattan fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutulmuştur. Yerel mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulmakla bozma dışı kalan hususlar ile bozmanın konusunu oluşturan hususlarda taraflar bakımından usuli kazanılmış hak oluşacağı açıktır. Hal böyle olunca, maddi tazminata ilişkin önceki karar bozma dışı kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek gerekirken, yeniden hesap raporu alınarak, bozmaya konu kararda hüküm altına alınan 115.274,12-TL’nı aşar biçimde maddi tazminata karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi aynı nedenle bozma sonrası düzenlenen hesap raporu nedeniyle sarf olunan bilirkişi ücretinden davalının sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-115.274,12-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair önceki karar bozma dışı kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının Manevi tazminat isteminin reddine,
3-Alınması gereken 6.847,28-TL ilam harcının bozma öncesi davalı tarafından yatırılan 8.757,00-TL bakiye harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.919,20-TL’nin istemi halinde davalıya geri verilmesine
4-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 1.369,90-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 690-TL yargılama giderinden takdiren 340,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderinden kalan kısım ile bozma sonrası alının 50,00-TL bilirkişi ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 11.271,93-TL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden tarifenin 10/2 maddesi dikkate alınarak 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, maddi tazminatın reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacının dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.