YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7785
KARAR NO : 2020/523
KARAR TARİHİ : 23.01.2020
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu icra takibine konu edilen 17/3/2007 tanzim ve 19/4/2007 vade tarihli 2.700,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibe konu senedin ve takibin iptali ile davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkeme, davanın kabulü ile, … 3. İcra Müdürlüğünün 2007/10313 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 17/3/2007 tanzim ve 19/4/2007 vadeli 2.700,00 TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı yönünden takibe konu senet ve takibin iptaline karar verimiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, öğrenci olduğu dönemde dava dışı … tarafından işletilen ve öğrencilere taksitli satış imkânı sunan … Tekstil isimli mağazadan 90,00 TL bedelle ceket satın aldığını, satış bedeli için 30,00 TL’lik üç adet senet imzaladığını, ayrıca mağaza sahibinin isteği üzerine alacak defteri olduğunu belirtilen bir deftere, tip sözleşme görünümünde olan ve altında boş senet bulunan bir kağıda imza attığını, 30’ar TL bedelli üç adet senedi, bedellerini ödemek suretiyle iade almış olmasına rağmen, defterde bulunan ve altına imzası alınan boş senedin kötüniyetli olarak doldurularak takibe konu edildiğini ileri sürmüştür.
Takip konusu senette lehtar konumunda olan dava dışı …, birinci ciranta konumunda olan dava dışı Adem Karaca, ikinci ciranta konumuda olan takip alacaklısı davalı … ve diğer bir kısım sanık hakkında, … tekstil isimli mağazada davacı …’nun da aralarında bulunduğu pek çok müştekiye açık senet karşılığı konfeksiyon eşyası sattıkları, müştekilerin senet mukabili borçlarını ödemiş olmalarına rağmen bu senetleri iade etmeyerek üzerlerine yüksek meblağlar yazmak suretiyle işleme koydukları iddiasıyla, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, sanıkların … 2. Ağır Ceza Mahkemesini nin 2008/436 Esas sayılı dosyasında yargılandıkları görülmektedir.
Mahkeme, dosya kapsamında sunulan diğer delillerle birlikte … 2. Ağır Ceza Mahkemesini nin 2008/436 Esas sayılı dosyasını incelemiş ve ‘ceza yargılamasında hakkında, atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmiş ise de, davalının senedin gerçeğe aykırı doldurulduğunu bilebilecek durumda olduğu’ gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar vermiştir.
Davalı temyizinde, sair temyiz itirazları yanı sıra, davacının senedin bedelsizliğine ilişkin itirazlarını ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, senedi takibe koymakta iyiniyetli olduğunu dile getirmektedir.
Olayda uygulanması gereken 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “taksitle satış” kenar başlıklı 6/A maddesinde, taksitle satışlarda, taksitle satış sözleşmesinden ayrı olarak senet düzenlenecekse, bu senedin, her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde ve sadece nama yazılı olarak düzenlenebileceği, aksi takdirde kambiyo senedinin geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır.
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/436 Esas sayılı dosyası ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile senet lehtarı arasındaki satış sözleşmesinin taksitli satış şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, taksitli satış sözleşmesi kapsamında tanzim edilen takip dayanağı senet emre yazılı olarak düzenlendiğinden geçersiz olup, geçersiz olan bu senede ciro yoluyla hamil olan davalının, borçlunun zararına hareket etme kastı bulunmadığı, iyiniyetli olduğu yönündeki savunmaları dinlenemez. Mahkemece, geçersiz kambiyo senedi ve bu senede dayanılarak yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek sonuca gidilmiş olması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’un 438/son hükmü uyarınca sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Mahkeme kararının gerekçesi belirtilen şekilde değiştirilerek hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.