Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4853 E. 2020/2857 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4853
KARAR NO : 2020/2857
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ (Asıl Dava) : Elatmanın Önlenmesi
(Karşı Dava) : Alacak
(Birleşen Dava) : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl davada davalı-karşı davada davacı, birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Asıl ve birleşen dosyada davacı-karşı davalı … vekili, vekil edeninin 6799 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerine inşaat yapılması hususunda dava dışı şirketle Bakırköy 15. Noterliğinin 23.09.1988 tarihli ve 51128 yevmiye numaralı Satış Vaadi Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede belirlenen hisselerin şirkete devredildiğini, müteahhit şirketin de adına tescil edilen bir kısım hisseleri davalı ve dava dışı kişilere devrettiğini, ancak müteahhit şirketin sözleşmede taahhüt edildiği şekilde binayı yapmaması üzerine vekil edeninin, Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/385 Esas sayılı dosyası ile akdin feshi ile davalı ve dava dışı malikler adına olan tapu kayıtlarının iptaline ilişkin dava açtığını, Mahkemece 28.05.2009 tarihli ve 2009/370 Karar sayılı ilam ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshine ve davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, vekil edeninin de ilam doğrultusunda tapuda işlem yaptırdığını, ancak kesinleşmiş bu ilama rağmen davalının dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan binadaki bağımsız bölüm 5 nolu daireyi haksız olarak işgal ettiğini belirterek, dava konusu yere davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve tahliyesine, birleşen dosyada ise, haksız işgalden dolayı, 07.11.2009-06.02.2013 tarihleri ve 07.02.2013-07.11.2014 dönemleri arası ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.
Asıl ve birleşen dosyada davalı-karşı davacı … vekili, dava konusu dairenin vekil edeni tarafından kaba inşaat halinde satın alınıp tüm ince işçiliklerinin yapılıp tamamlandığını, dolayısı ile vekil edeninin yaptığı masrafların davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, dairenin tamamlanması için yapılan masrafların arsa sahiplerinden istenebileceğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL nin masrafların yapıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek avans faizleri ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, asıl/birleşen davanın ise reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı …’ün davalı … aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi talebini içerir davasının kabulüne, dava konusu 6799 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalının kullanımında olan 5 nolu daireye ilişkin davalının vaki müdahalesinin men’ine, davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine, karşı davacının karşı davalı … aleyhine açtığı zaruri ve faydalı masrafa yönelik alacak talebini içerir karşı davanın reddine, davacı …’ün davalı … aleyhine açtığı birleşen davanın kısmen kabulüne, toplam 9.170,08 TL ecrimisil alacağının 1.554,55 TL’nin 08.11.2010 tarihinden itibaren, 1.683,09 TL’nin 08.11.2011 tarihinden itibaren, 1.863,50 TL’nin 08.11.2012 tarihinden itibaren, 1.993,50 TL sinin 08.11.2013 tarihinden itibaren ve 2.075,35 TL’nin 08.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davanın davalısı …’ndan tahsili ile birleşen davanın davacısına verilmesine, birleşen davanın davacısının davalı aleyhine açtığı fazlaya ilişkin ecrimisil talebini içerir davasının reddine karar verilmiş, hüküm karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, karşı dava taşınmaza yapılan zaruri ve faydalı masrafların tahsili amacıyla haksız zenginleşmeye dayalı açılan alacak, birleşen dava ise ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karşı davacı vekilinin birleşen dosyadaki ecrimisilin kısmen kabulüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 6799 parsel sayılı taşınmazın 315,00 m2 yüzölçümü ile arsa niteliğinde tapuda kayıtlı olduğu, asıl-birleşen davada davacı …’ün taşınmazda hissedar olduğu, karşı davada davacı …’nun ise öncesinde 23/300 oranında 31.01.2006 tarihli satış işlemi ile hissedar iken 13.06.2013 tarihli Mahkeme kararı ile hissesinin iptaline karar verildiği ve dava tarihi itibariyle taşınmazda hissedar olmadığı, davacı ile dava dışı İmamoğlu İnşaat Emlak Tekstil ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında Bakırköy 15. Noterliğinin 23.09.1988 tarihli ve 51128 yevmiye numaralı Satış Vaadi Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiği, Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.2009 tarihli ve 2007/385 Esas 2009/370 Karar sayılı kararı ile sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedildiği ve hükmün 07.02.2013 tarihinde kesinleştiği, bahse konu davanın davacısının eldeki davacı, davalıların ise eldeki karşı davacı, dava dışı şirket ve kişiler olduğu, dava konusu taşınmazda kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulu olmadığı, taşınmaz üzerindeki binada yer alan 5 nolu bölümde davalının ikamet ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar Mahkemece, 08.11.2009-07.11.2014 tarihleri arasındaki dönem için 9.170,08 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazın, dava dışı yüklenici şirket ile birleşen dosyada davacı arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak, dava dışı şirkete satıldığı, şirketin de dava konusu hisseyi tapuda resmi senet ile davalının bayiilerine sattığı ve davalının sonuç itibari ile dava konusu hisseyi tapuda devir aldığı, dairenin davalıya teslim edildiği, bu durumda, davalının daireyi kullanmaya başladığı tarihte iyiniyetli olduğu, ne var ki, bu iyiniyetli kullanımın, yukarıda sözü edilen ve inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi ile son bulduğu açıktır. Hal böyle olunca, inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin olarak verilen kararın kesinleştiği 07.02.2013 tarihinden eldeki birleşen davanın açıldığı tarihe kadar olan dönem bakımında hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Asıl ve birleşen dosyada davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.