YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19204
KARAR NO : 2012/27665
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketten henüz proje aşamasındayken daire satın aldıklarını, ancak taşınmazın ayıplı şekilde teslim edildiğini belirterek, eksik ve ayıplı işlerden dolayı 50.000,00 TL’nın tapudaki satış tarihi olan 22.01.2008 den itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile, kendisinin ödediği 2.491,01TL kanal-şebeke katılım bedeli ile delil tespiti için harcanan 556,15TL’nin toplamı 3.047,16TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile, 5.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 15.360,00TL değer kaybı, 2.491,00TL kanal-şebeke katılım bedeli toplamı 17.851,00TL’nin 02/07/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, bu davalarında davalıdan satın almış oldukları dairenin eksik ve ayıplı şekilde teslim edildiğini beyan etmek suretiyle davalıdan dairedeki değer kaybı nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş; davalı ise savunmasında davaya konu dairedeki eksik ve ayıplı işler bulunmadığından bahisle talebin reddini dilemiştir. Mahkemece 2012/19204-27665
ise, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 15.360,00TL değer kaybı tazminatına hükmedilmiştir. Oysa ki; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 4822 sayılı yasa ile değişik 4. maddesi ve Borçlar Kanunu 198. madde (Yeni Türk Borçlar Kanunu 223 mad.) hükmünce davaya konu dairede eksik ve ayıplı imalat olup olmadığı, ayıplı imalatın gizli ya da açık ayıp olup olmadığı, süresinde ihbar edilip edilmediği araştırma ve inceleme konusu yapılmamıştır. Hal böyle olunca, bu rapora itibar edilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece gerektiğinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasınca değinilen yönlerin tespiti açısından mahallinde keşif yapılmak ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı da araştırılmak suretiyle, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, eksik ve ayıplı imalat yerine değer düşüklüğüne hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Taraflarca temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 4.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.