YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3983
KARAR NO : 2020/2373
KARAR TARİHİ : 04.03.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2017 tarih ve 2014/522 E- 2017/408 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1277 E- 2019/769 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı/karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 58.800 TL’dir. Asıl davada 100.000,00 TL manevi tazminat, karşı davada ise fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat istenmiş, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın 30.000,00 TL yönünden kabulüne, bilirkişi raporu ile karşı davacının zararı tespit edilmediğinden karşı davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve karşı davacı tarafından temyiz edilmiş olup asıl davada mümeyyiz davalı aleyhine hükmolunan 30.000,00 TL manevi tazminat ile reddolunan karşı davada istenen 1.000,00 TL maddi tazminat miktarları yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı-karşı davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz isteminin REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine,
04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.