Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/2200 E. 2020/5596 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2200
KARAR NO : 2020/5596
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlal, basit yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı CMK’ın 231/12 maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından sanığın bu konudaki temyiz isteminin reddiyle dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazı inceleyecek merciye iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
II-Sanık … hakkında yaralama, sanık … hakkında tehdit, sanık … hakkında tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen beraat hükümleri incelendiğinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar … ile … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına hükümleri incelendiğinde;
“Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde, onarıcı adalet ulaşılması gereken önemli hedeflerden birisidir. Bu sebeple kabul edilen yeni müesseselerden en önemlisi uzlaş(tır)ma olup, 5271 sayılı CMK.’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenmiştir.
Başarılı bir uzlaştırma, ceza davasını önleme sonucuna ek olarak, cezanın infazı problemlerini, muhtemel hukuk davasını ve icra takibini önleyeceği gibi, yeni suçların işlenmesini de önler. Böylece toplumsal barışa çok yönlü bir katkıda bulunur.
CMK’nın 174/1-c. maddesine göre, uzlaştırma bir yargılama şartıdır. Hatta uzlaştırma prosedürü denenmeden düzenlenen iddianame iadeye mahkumdur.
Aynı Kanunun 254/2 ve 223/8. fıkralarının amir hükümleri uyarınca, kovuşturma evresinde uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekir.
Düşme kararı, ceza verilmesine yer olmadığına dair karardan daha lehe bir karardır. Zira, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmolunacağı gibi, tazminat sorumluluğu da devam eder.
Dosyamızda gelinen aşamada uzlaşmaya tabi olmayan bir suçla birlikte işlenme engeli bulunmadığı anlaşıldığından;
6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre sanıklar hakkında verilen 5237 sayılı TCK’nın 125 maddesindeki hakaret suç yönünden uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.