YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1274
KARAR NO : 2020/3962
KARAR TARİHİ : 10.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı …Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.11.2018 gün ve 2015/357 Esas, 2018/437 Karar sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve terekeye iade isteğine ilişkindir.
Mahkemece iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece “…Somut olayda elbirliği halinde mülkiyet sözkonusu olup, dava dışı başka ortaklar bulunmaktadır.Diğer taraftan yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli ve elverişli olduğu söylenemez. Zira miras bırakanın başkaca mal varlığının olup olmadığı üzerinde durulmadığı gibi akitlerdeki değerler ile temlik tarihindeki değerler keşfen saptanmamış miras bırakanın ekonomik durumu üzerinde durulmamış, mal satmaya ihtiyacı olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir.Hâl böyle olunca terekeye iade estindiği gözetilerek öncelikle davada yer almayan mirasçıların olurlarının alınması ya da Türk Medeni Kanununun 640.maddesi uyarınca terekeye atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, ondan sonra işin esası bakımından gerekli araştırma ve soruşturmanın yapılması ve böylece miras bırakanın temlikteki gerçek iradesinin ne olduğunun açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra mirasbırakanın terekesine tereke temsilcisi atanmış , yapılan yargılama neticesinde mirasbırakan tarafından yapılan temlikin gerçek bir satış işlemi olduğu, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/29 Tereke, 2017/59 Karar sayılı kararı ile mirasbırakan Hasan Er’in terekesine Av. …’ın tereke temsilcisi olarak atandığı, eldeki davaya tereke temsilcisinin 13/03/2018 ve 08/05/2018 tarihli celselere tereke temsilcisi sıfatıyla katıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava terekeye iade talepli açılmış olup terekeye temsilci atanmasından sonra tereke ortağının ya da ortaklarının davayı takip yetkisinin ortadan kalkacağı açıktır. Bir başka ifadeyle davayı açan mirasçı ya da mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsil eden mümessile geçer.
Somut olayda, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar tereke temsilcisi Av. …’a tebliğ edilmesine karşın, tereke temsilcisi kararı temyiz etmemiş, ancak karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Oysa; davacı mirasçıların davada takip yetkilerinin kalmaması nedeniyle kararı temyiz etme hakları da bulunmamaktadır.
Bu durumda tereke temsilcisi kararı temyiz etmediğine göre, davada sıfatı kalmayan davacılar vekili tarafından yapılan temyiz itirazının dinlenmesine de olanak bulunmadığından TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.