Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2018/6317 E. 2020/4492 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6317
KARAR NO : 2020/4492
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

Mahkemesi : İzmir 12. İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davalı işveren nezdinde 10.09.2005 – 24.06.2012 tarihleri arasında aralıksız, kesintisiz ve tam zamanlı geçen fakat Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … Zirai Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti vekili; Davacının, müvekkili şirkete karşı açmış olduğu işçilik alacakları davasının halen derdest olup, davacının taleplerinin doğru olmadığını, kendi isteği ile ayrıldığı 24.06.2012 tarihine kadar da kesintili ve mevsimlik işçi olarak çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili; davacı tarafın iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davacının davasının KABULÜNE,
Davacının bilirkişi Selçuk Bekiroğullarının 19/06/2017 tarihli rapor içeriği de dikkate alınarak,
Davalı işveren … Zirai ürünler Sanayi Ticaret Ltd. Şti’ne ait … sicil sayılı işyerinde 10/09/2005-24/06/2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile 1794 gün çalıştığı, 607 günlük çalışmasının kuruma bildirildiği, 1187 günlük ç
B-BAM KARARI
” 1-)İzmir 12. İş Mahkemesi’nden verilen 19.10.2017 tarih, 2014/346 Esas ve 2017/259 Karar sayılı kararına yönelik davalı Kurum vekili ve davalı … Zirai Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri; eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı şirket ve davalı kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, ücret bordrolarına uygun şekilde hesaplanan 2008- 2010 arası (bu yıllar dahil) ve 2012 yıllarına ait hizmet sürelerinin doğru belirlendiği ancak bordro ya da puantaj kaydı bulunmayan 2005, 2006 yılları ile bir kısım kayıt bulunan (2007/6. aydan itibaren) 2007 yılları yönünden eksik inceleme yapıldığı, yine davacının imzasını havi eksik gün bildirimleri bulunmasına rağmen 2011 yılına ait hizmetlerin 360 gün üzerinden hesaplanması hatalı olup bordro/puantaj kayıtlarına dayalı olmayan ve sürekli çalışıldığı kabul edilen bu yıllar yönünden (2005, 2006, 2007, 2011) bu yıllara ait bordro ve puantaj kayıtlarının celbi ile bordrolu tanıkların dinlenmesi suretiyle yeniden inceleme yapılarak, davacının, davalı işveren yanındaki çalışmalarının niteliği, süresi, çalışmanın kısmi ya da mevsimlik olup olmadığı belirlenmeli, bozma sonrası yapılacak yargılamada davalılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış haklar da gözetilerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … Zirai Ürünler San.Tic.Ltd.Şti.’ne iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2020 gününde karar verildi.