Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/1292 E. 2020/3965 K. 10.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1292
KARAR NO : 2020/3965
KARAR TARİHİ : 10.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 01.02.2012 ve 02.04.2012 tarihli vekaletnameler ile vekil tayin ettiği davalı …’in vekalet görevini kötüye kullanarak maliki olduğu 153, 311, 358 ve 359 parsel sayılı taşınmazları üzerine davalı … isimli şirket lehine ipotek tesis ettiğini, ipotek tesisinden sonra da anılan taşınmazları … isimli şirketin yönetim kurulu üyesi olan diğer davalı …’ya satış göstererek devrettiğini, davalı …’nun adı geçen şirketin avukatlığını yaptığını, bilgisi dışında işlemlerin yapıldığını, kendisine bir bedel ödenmediğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını ve tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının oğlu …’in borçları nedeniyle önce teminat verme daha sonra satış yapma yetkisini içeren vekaletnameler verdiğini, davacının iradesine uygun işlemler yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’nun vekalet veren davacıya karşı özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, davacıyı zararlandıracak eylemlerde bulunduğu ve davalı … ile diğer davalılar arasında bağ bulunduğu gerekçesiyle iptal ve tescil isteğinin kabulüne, davacının teminat verme iradesine uygun olduğu gerekçesiyle ipoteğin kaldırılması talebinin ise reddine ilişkin verilen karar Dairece; “…Somut olaya gelince; davalı şirketin davacının fırın işletmeciliği yapan oğlu …’e un vb. ürünler sattığı, bu nedenle …in davalı şirkete borcunun bulunduğu, dosya arasında bulunan çeklerden bu husus anlaşıldığı gibi davacı tanığı …’in de açıkça bu ticari ilişkiyi anlattığı, davalı şirket ve … arasındaki ticari ilişkinin devam edebilmesi maksadıyla davacının dava konusu taşınmazları üzerinde öncelikle ipotek tesis ettirdiği, akabinde aynı maksatla dava konusu taşınmazların davalı şirkete devredilmesi amacıyla 02.04.2012 tarihli vekaletname ile davalı …’yu vekil tayin ettiği, davalı …’nun da davacının iradesine uygun olarak çekişmeli taşınmazları davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan diğer davalı …’ya temlik ettiği, davacı taraf davalı …’nun kendisini kandırarak elinden vekaletname aldığını iddia etmiş ise de; davacının oğlu ve olayları yakinen takip eden davacı tanığı …’in alınan beyanları ile iddiaların çeliştiği, 4721 sayılı TMK’nun 6. ve 6100 sayılı HMK’nun 190. maddesi uyarınca davacının iddiasını ispatla mükellef olduğu, ne var ki eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanıldığının davacı tarafından kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Hâl böyle olunca; tapu iptal ve tescil isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme kabulüne karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.00. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.