YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7331
KARAR NO : 2013/4183
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 30.7.2009 tarihinde eşi davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun İİK 278,280 ve BK’nin 18. maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, asıl borçlu ile kefil şirket hakkında takip yapılmadığını, davalıların 1999 yılında evlenip 2010 yılında boşandıklarını, dava konusu taşınmazın evlilik birliği içinde alındığını, yarı yarıya malik olduklarını, boşanmaya karar verilince de taşınmazın uygun bedelle … ‘a devredildiğini, aciz belgesi sunulmadığını, borcun yeniden yapılandırılarak ödenmeye başlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, tarafların 1999 yılında evlenip 2010 yılında boşandıklarını, dava konusu taşınmazı almak için 2005 yılında kooperatife üye olduklarını,2007 yılında tapuyu aldıklarını, aidatların büyük kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, boşanmaya karar verilince de taşınmazın yarısı müvekkiline ait olduğundan kalan kısmında bedel ödenerek alındığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, aciz belgesi sunulmadığını, takip sonrası yapılan protokol gereğince borç ödemesinin devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, toplanan delillere göre, dava konusu tasarruf tarihi 30.7.2009 olup haciz ve aciz tarihi ise 11.1.2011 tarihli haciz tutanağının düzenlendiği tarih olup iki tarih arasında iki yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın İİK 278/2 maddesinde belirtilen hakdüşü-
Rücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nin 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nin 278.maddesinde düzenlenen iptal nedenleri için açıklanan haciz veya aciz yahut iflastan evvelki 2 senelik süre, bu maddede öngörülen akrabalık ve bedel farkından dolayı iptal ile borçlunun kendisine yahut 3.bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri için belirlenen bir süre olup İİK’nin 280.maddesinde sayılan iptal nedenleri için uygulanmaz. Aynı Yasanın 280.maddesinde sayılan iptal nedenleri için ise 5 yıllık hak düşürcü süre (İİK md 284) içerisinde dava açılması mümkündür. Burada hemen belirtilmesi gerekir ki İİK’nin 278.maddesinde öngörülen süre hak düşürcü süre olmayıp ivazsız tasarufların butlanına ilişkin ve iptale tabi tasarrufun sınırını gösteren süredir.
Somut olayda haciz veya aciz tarihi 11.01.2011’dir. Tasarruf ise 30.07.2009 tarihinde yapılmıştır.
İİK’nin 278.maddesinde öngörülen haciz veya haciz tarihinden (11.01.2011) geriye doğru 2 yıl içerisinde (30.07.2009) tasarruf yapılmış olduğundan yapılan tasarruf iptale tabi bir tasarruftur.
Tasarruf İİK’nin 278.maddesinde öngörülen 2 yıllık süre dışında yapılsa, diğer bir ifade ile haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde yapılmasa idi, bedel farkı bulunsa bile tek başına tasarrufun iptali için yeterli değildir. Davacı tarafından İİK’nin 278, 279 ve 280.maddelerinden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olkmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilecektir (YHGK’nun 25.11.1987 gün ve 1987/15-380 E-872 Karar sayılı kararı).
Davalılar dava konusu tasarrufun yapıldığı tarihte karı-kocadır. Dava konusu tasarrufun iyiniyet ve bedel farkına bakılmaksızın İİK 278/3-1 madde gereğince iptale tabi olduğu, yine davalı 3.kişi koca …’in davalı borçlu eş … ‘ın amacını ve durumunu bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 280/1.maddeler gereğince iptale tabi olduğu gözönüne alınarak dava konusu tasarrufun takip konusu alacak ve fer’ileriyle iptaline karar verilmesi gerekirken mahkemece İİK 278/1 maddedeki iki yıllık sürenin yanlış hesaplanması ve değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.