YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3886
KARAR NO : 2012/7911
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.694,00 TL zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kendi taşınmazlarını sularken davacının taşınmazında bulunan pamuk mahsulüne zarar verdiğini yaptırdıkları tespit sonucu bilirkişi raporunda belirtilen 3.694 TL ürün zarar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, meydana gelen zararda kusurunun bulunmadığını ve davacı tarafından yaptırılan delil tespit raporunu kabul etmediklerini beyan etmiştir.Mahkemece; tespit raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.Davacı vekili tarafından davadan önce yaptırılan tespit raporuna göre, davacının ürünün zarar gördüğü ve zararın 3.694 TL olduğu bildirilmiş alınan bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edilmiştir.6100 sayılı HMK.nun 400-406.maddeleri (1086 sayılı HUMK.nun 368-374.maddeleri) gereğince, delil tespitinde, “Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.”Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak doğurmaz. Yani delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir.Davada, davacının tapulu taşınmazında ekili bulunan ürününe verilen zarar bedelinin tahsili talep edilmektedir.
Bu durumda, mahkemece; davalının davacının ürününe zarar verip vermediği, eğer bir zarar verilmiş ise gerçek zarar miktarının araştırılması için davacıdan (ve davalıdan) delilleri sorularak, varsa tanıkların dinlenmesi suretiyle, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, itiraza uğrayan delil tespiti raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.