Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2007/18661 E. 2009/4373 K. 11.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18661
KARAR NO : 2009/4373
KARAR TARİHİ : 11.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm vasiyetnamenin açılması yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * temsilci atanmak suretiyle yeterli koruma önleminin de alınmış bulunduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildI. 11.03.2009 (Çrş.)
Mirasbırakan …, 18.8.2006 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat etmiştir. Ölenin, 4.1.2005 tarihli resmi vasiyetnamesi, düzenleyen noter tarafından gereği için Sulh hakimine gönderilmiştir.
Sulh hakimi, ölenin yasal mirasçılarını ve vasiyetname lehdarlarını çağırdıktan sonra vasiyetnameyi 18.9.2006 tarihli oturumda hazır bulunanların huzurunda açıp okumuştur.
Yasal mirasçılardan ölenin eşi, 6.11.2006 tarihli oturumda; ölenin terekesindeki menkul ve gayrimenkul malların yasal mirasçılara geçici olarak teslimini veya terekenin resmen yönetilmesini istemiştir. Türk Medeni Kanununun 595/2. maddesinde, sulh hakiminin teslim edilen vasiyetnameyi derhal inceleyeceği, gerekli koruma önlemlerini alacağı, olanak varsa, ilgileri dinleyerek terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine karar vereceği yazılıdır. Şu halde, vasiyetnameyi alan sulh hakiminin, açıklanan yasal düzenleme uyarınca istem üzerine veya kendiliğinden (resen) Türk Medeni Kanununun 590. 591 ve 592. (Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 33. ve 34. ) maddelerinde gösterilenlerden gerekli ve uygun koruma önlemlerini alması gerekirken, istek de olduğu halde, açıklanan yönde işlem tesis etmemesi doğru olmadığı gibi, tereke mallarına atanan temsilcinin, terekeyi resmen yönetmekle görevli (TMK. m.593) olup olmadığının karar yerinde göstermemesi de usul ve yasaya aykırıdır. Kararın, açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun onama yönünde oluşan görüşüne iştirak etmiyorum.