Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4299 E. 2020/2500 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4299
KARAR NO : 2020/2500
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/11/2012 tarih ve 2012/31-2012/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı … tarafından başvurulan 2009/70404 numaralı “RMS+Şekil” ibareli markanın, müvekkili adına tescilli “RMN”, “RMN ROMAN” markaları benzer olduğu, benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, anılan sebeplerle müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK kararıyla reddedildiğini, başvuru markasının müvekkilinin markasının serisi olarak algılanabileceğini, müvekkiline ait markalarının tanındığını, başka sınıflar yönünden dahi “RMS Şekil” ibaresinin tescilinin KHK’nın 8/4 hükmü uyarınca müvekkilinin tanınmış markasının ayırt edici gücüne zarar vereceğini, tanınmışlıktan haksız yararlanma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nin 2011-M-4472 sayılı kararının iptalini, başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin küçük ölçekte imalat yapan kendi çapında küçük bir esnaf olduğunu, ürünleri için çocukları “Rabia Muhammet Sami” isimlerinin baş harflerinden oluşturduğu RMS markasını tescil ettirdiğini, söz konusu markanın ROMAN markası ile iltibas yaratacak derecede bir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin satışını yaptığı ürünler ile davacının satışını yaptığı ürünlerin de farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; markaların benzer malları kapsadığı ancak ibarelerin benzer olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesine göre yapılacak değerlendirmenin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.