Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4178 E. 2020/7110 K. 18.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4178
KARAR NO : 2020/7110
KARAR TARİHİ : 18.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik olarak, sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Malatya Devlet Hastanesince tanzim olunan 11.11.2015 tarihli kesin raporda, “Alında 2 cm. ve 1,5 cm.’lik 2 adet” kesiler bulunduğunun belirtilmesi karşısında, bahse konu yaralanmaların yüz bölgesinde gerçekleştiği dikkate alınarak; mağdurun, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, meydana gelen yaralanmaların yüzde sabit ize neden olup olmadıkları da belirlenmek suretiyle, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın mahkumiyetine karar verilen her iki suç yönünden, TCK’nin 58. maddesi gereği uygulanan tekerrür hükümlerine ilişkin olarak;
a) Sanığın, tekerrüre esas birden fazla mahkumiyetinin bulunması halinde, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, birden fazla ve farklı ilamların tekerrüre esas alındığının belirtilmesi suretiyle infazda çelişkiye yol açılması,
b) Sanık hakkında tekerrüre esas alındığı belirtilen ilamlardan, Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 24/10/2013 tarihli, 2013/562 Esas ve 2013/988 Karar sayılı ilama konu mahkumiyet hükmünün, 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesi gereği doğrudan hükmedilen 2.000,00 TL adli para cezasına ilişkin olmakla, 1412 sayılı CMUK’un 305/1-1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, bahse konu ilamın tekerrüre esas kabul alındığının belirtilmesi suretiyle CMUK’un 305/son maddesine muhalefet edilmesi,
c) Güncel adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, tekerrüre esas alındığı belirtilen Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesine ait, 20/05/2014 tarihli, 2014/349 Esas ve 2014/592 Karar sayılı ilama konu mahkumiyetinin 5237 sayılı TCK’nin 191/1. maddesinde düzenlenen “Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak” suçuna ilişkin bulunduğu ancak anılan suça ilişkin olarak, 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler dikkate alınarak, TCK’nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceği ve TCK’nin 179/2. maddesi gereği hükmedilen kısa süreli hapis cezasına ilişkin olarak lehe olan hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı ve sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinin tatbik olunup olunmayacağı hususlarında karar verilmesi zorunluluğu,
3) Sanık hakkında “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” suçundan hüküm kurulurken, TCK’nin 179/3 maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 179/2. maddesi gereği ceza tayin edilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak, ceza yaptırımı öngörmeyen TCK’nin 179/3. maddesinin gösterilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. fıkrasındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.