YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/573
KARAR NO : 2020/4415
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili, davalı … Turizm İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı … ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 14.01.2011 tarihinde geçirdiği işkazası sonucu, vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle oluşan Kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir.
Anılan maddenin birinci fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir.
14.11.2011 tarihinde, davalı … Turizm İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait, linyit kömürü çıkarılması ve satışının yapıldığı işyerinde, çalışan kurum sigortalısı … ’un, yer altı kömür ocağında, ateşleme sonrası gevşeyen kömürün çıkartılması sırasında, kömür içinde patlamamış olarak kalan fünyesi bağlı dinamit lokumunu bulan usta …’nın patlamamış dinamiti ateşçiye götürmesi için yardımcısı … ’a vermesi, … ’un dinamit lokumunu ateşçiye götürdüğü esnada elinde patlaması sonucu vefatı şeklinde gerçekleşen olayda, dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda; davalı işveren … Turizm İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin meydana gelen olayda %75 oranında kusurlu olduğu, işveren şirketin ortakları olan … ile …’ın kusurlarının işveren kusuru içerisinde yer aldığı, işveren yetkilisi ve şirket müdürü …’ın %2, teknik nezaretçi …’in %1, vardiya sorumlusu …’ın %1, usta …’nın %1, ateşçi …’ın %15, kazazede …’un %5 oranında kusurlu bulunduğu rapor edilmiştir.
Konuya ilişkin olarak, Mengen Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/65 Esas, 2012/50 Karar sayılı dosyası nezdinde, taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı yapılan yargılamada, sanıklar …, …, … ve …’nın 1 derece asli kusurlu, sanıklar …, …, …’ın ise 2. derece tali kusurlu oldukları kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki dava dosyasında her ne kadar şirket yetkilileri olan … ve …’ın kusurlarının, davalı şirkete atfedilen %75 kusur oranı dahilinde olduğu belirtilmişse de, kesinleşen ceza dava dosyasında 2. derece tali kusurlu oldukları görülmekle, kusur oran ve dağılımı yönünden şirket yetkililerine yönelik bir belirleme yapılmaması, isabetsiz olmuştur. İşaret edilen eksikliğin giderilmesi için bilirkişi heyetinden, davalı şirket yetkilileri olan … ve …’ın kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi hususunda, ceza dosyasında yapılan kusur atfı da dikkate alınmak suretiyle ek rapor alınmalıdır.
2-Diğer yandan, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrası uygulamasında sorumluluk belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece belirtilen esaslara ve usule uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayanan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
O halde, davacı Kurum vekili ile davalılardan … Turizm İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., …, … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Turizm İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti., … ve …’a iadesine, 15/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.