YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4456
KARAR NO : 2020/5710
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, şantaj
HÜKÜMLER : Düşme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, o yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında mağdurlar …ve …’e yönelik şantaj suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile …’e yönelik sair tehdit suçundan verilen düşme kararına yönelik temyize geldiği belirlenerek dosya görüşüldü:
A)Sanık … hakkında mağdurlara yönelik şantaj suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B)Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan düşme kararına yönelik temyiz incelemesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’ün suç tarihinde kayınpederi olan mağdur …’ye 29/09/2013 tarihinde göndermiş olduğu mesaj içeriğinin TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan tehdit suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden, yargılamaya devamla bir hüküm kurulması yerine, şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi,
2-Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyduğunun kabulü durumunda ise; sanığın tehdit içerikli mesajı şantaj içerikli mesaj tarihinden farklı bir tarihte gönderdiği göz önüne alınarak, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.