YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9048
KARAR NO : 2020/11448
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kahta A2 tipi kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın cezaevine sokulması yasak olan sim kartı cebinden düşürdüğünün görülmesi üzerine yapılan arama sırasında sim kartı gören tanık …’ya hitaben sim kartı gören mağdur …’ü kastederek ve cebinden 4 adet 50 TL çıkartarak “asker garibandır, bu parayı ona verirsek kimseye bir şey söylemez susar” diyerek rüşvet vermeye teşebbüs ettiğinden bahisle mahkumiyetine karar verilen somut olayda; tanık Barbaros’un soyut beyanları dışında başkaca delilin bulunmaması, rüşvete konu olduğu iddia edilen paranın ele geçirilmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraati yerine, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK’nın 62. maddesi uyarınca, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp karar yerinde gösterilmeden, sanığın pişmanlığının bulunmaması ve suçu inkara yönelmesinden bahisle cezasında takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olması ve kazanılmış hakka konu olmaması dikkate alınarak, kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmaması,
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 15/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.