Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13994 E. 2020/3757 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13994
KARAR NO : 2020/3757
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Tescil, Alacak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalılardan …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 313 nolu parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümün vekil edeni tarafından …ve …’tan satın aldığını, harici satış sözleşmesi düzenlendiğini ve 03.05.1999 tarihli sözleşmeyle 3000 TL (Üç milyar) ödendiğini, kaba inşaat halinde alınması nedeniyle ince işlerle kapı pencere işlerinin yine vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak öncelikle taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, bu kabul edilmediği taktirde dairenin alımı sırasında …’a ödenen 1500 TL’nin denkleştirici adalet kuralları gereğince bu günkü parasal değerine ulaştırılmasına, daire için yapılan faydalı ve zorunlu masraflar eklendikten sonra bulunacak meblağın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince …mirasçılarından tahsiline karar verilmesini istemiş, bozma sonrası 24.01.2017 tarihli birleşen dava dilekçesinde, 10.215 TL uyarlama bedeliyle, 19.944,90 TL faydalı ve zorunlu giderin faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı …mirasçıları alım satımın doğru olmadığını, sadece …’ın payını sattığını, harici satış sözleşmesindeki imzanın annelerine ait bulunmadığını, imza karşılaştırması yapılması gerektiğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, gerekçe gösterilmesizin tapu iptali ve tescil davasının reddine, 1500 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2013/14117 Esas, 2014/13702 Karar sayılı ilamıyla, davanın harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde verilen bedel ile binaya yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tahsili isteğine ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusu 313 sayılı parselde bulunan 4 nolu dairenin tapuya işlenmediği, taşınmazın paydaşlar adına tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı bulunduğu, paydaşlar arasında satıcı Erdoğan ve eşi …’ın da yer aldığı, dosya arasına konulan 03.05.1999 tarihli harici satış sözleşmesine göre, tanıklar huzurunda davalı … ile eşi Şerife’nin üçmilyar lira karşılığında kaba inşaat halindeki daireyi davacı …’e sattıkları, tapuda cins tashihi yapılmadığı ve kat mülkiyeti kurulmadığı için binanın bu nedenle tapuda görülmediği, davacı tarafın kural olarak, harici satış sözleşmesiyle verdiği bedeli isteyebileceği, davacı tarafın sadece davalıların miras bırakanı Şerife’ye düşen 1500 TL bakımından istekte bulunduğu, ayrıca daireye yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların bedelini istediği,teknik bilirkişi inşaat mühendisinin 12.04.2010 tarihli raporuyla; 1500 TL’nin sadece TEFE – TÜFE bakımından değerlendirilmesi yapılarak dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin 11715 TL olduğunu saptadığı, yapılan faydalı ve zorunlu masrafların bedelinin ise 19.944,90 TL olduğunu belirlediği, TEFE-TÜFE, altın, döviz, işçi ve memur ücretlerindeki artışlar esas alınarak, uyarlanmak suretiyle dava tarihine kadar ulaştığı değerin bir hukukçu, bir bankacı ve bir mali müşavirden oluşan bir bilirkişi kurulunca hesaplanması gerektiği, davacı vekilinin sadece dava dilekçesinde, 1500 TL isteğinde bulunduğu, bunun dışında faydalı ve zorunlu masraflar için herhangi bir rakam belirlemediği, bundan ayrı, adı geçen bilirkişinin sunduğu raporda yer alan ve uyarlama bedeli ile faydalı ve zorunlu masraflar bedeli bakımından davacı vekilinin herhangi bir ıslah isteğinde bulunmadığı, bu miktarlar üzerinden alınacak peşin nispi harcı da yatırmadığının anlaşıldığı, faydalı ve zorunlu masraflar bakımından Mahkemece, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, öte yandan savunmanın başlangıcından itibaren satıcı Şerife mirasçılarının sadece üvey babaları …’ın kendisine ait dairedeki payını sattığını, anneleri Şerife’nin payını satmadığını ve altındaki imzanın da annelerine ait bulunmadığını belirtmek suretiyle imza karşılaştırması isteğinde bulundukları,bu nedenle yöntemine uygun bir biçimde imza karşılaştırması için gerekli belgelerin toplanması ve somut olay kapsamında hadise şeklinde değerlendirilip bu sorunun çözümlenmesi, gerekirse bu konuda uzman bilirkişilerden ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda,Yargıtay bozma ilamından önce kararı davalılar … ve … ‘ın temyiz ettikleri, diğer davalılar yönünden kararın kesinleştiği, harici satım sözleşmesinde muris …isminin altındaki imzanın murise ait olup olmadığı konusunda ispat vasıtası getirilemediği, asıl dosyayı temyiz etmeyen davalıların durumu kabul ettikleri bu sebeple birleşen dosya yönünden de bu davalılar yönünden davanın kabulü gerektiği, kararı temyiz eden … yönünden davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı tarafın yemin deliline dayandığı, davalı … ‘ün teklif edilen yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, taşınmazın halen davacının zilyetliğinde bulunduğu, bu sebeple zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği, davacının taşınmaza 19.944,90 TL zorunlu ve faydalı gider yaptığı, birleşen dosyada talep edilen güncellenen taşınmaz değerinin bilirkişi raporuna göre kadri marufta bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL’nin Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1788 Esas, 2008/57 Karar sayılı ilamında geçen miras payı oranında davalı … ‘dan alınarak davacıya verilmesine, davalılar … hakkında tesis edilen daha önceki kararın kesinleşmesi nedeniyle bu davalılar hakkında ayrıca karar tesisine yer olmadığına, davalı … yönünden açılan davanın reddine, faydalı ve zorunlu giderler yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına,birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.215,00 TL güncellenen taşınmaz değeri, 19.944,90 TL zorunlu ve faydalı gider olmak üzere toplam 30.159,90 TL’nin Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1788 Esas, 2008/57 Karar sayılı ilamında geçen miras payı oranında davalı … dışındaki diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ….. vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından ise katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm, davalı … vekili ile davalılar …. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar …. vekili ile davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde verilen bedel ile binaya yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece,bozma ilamından önce kararı davalılar … ve …’ın temyiz ettikleri, diğer davalılar yönünden kararın kesinleştiği, harici satım sözleşmesinde muris …isminin altındaki imzanın murise ait olup olmadığı konusunda ispat vasıtası getirilemediği, asıl dosyayı temyiz etmeyen davalıların durumu kabul ettikleri bu sebeple birleşen dosya yönünden de bu davalılar yönünden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, davalı mirasçılardan … dışındaki mirasçılar yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmişse de karara katılma imkanı bulunmamaktadır. Davaya konu taşınmaz, davalılardan Erdoğan ve diğer davalıların murisi …adına hisseli olarak tescilli olduğuna göre, …’ın terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, mirasçılardan birinin yaptığı temyizin sonuçlarından diğer hükmü temyiz etmeyen mirasçıların da yararlanacağı açıktır. Bu nedenle önceki kararı temyiz eden davalı …’ün temyizinin tüm mirasçıları kapsadığının kabulü gerekir. Yani, davalı …’ün temyizi aynı zamanda hükmü temyiz etmeyen mirasçılara da sirayet eder. Buna göre, harici satım sözleşmesiyle taşınmazı satın aldığını iddia eden davacının harici satımı ispat etmesi gerektiği, dosyaya sunulan 03.05.1999 tarihli adi yazılı harici satım sözleşmesinin aslının dosya içinde yer almadığı, imza incelemesine ilişkin 02.03.2016 tarihli ATK raporunda, …’ın mukayese imzaları ile belgedeki imza arasında benzerlik bulunmakla beraber belgenin fotokopi olması, mukayese imzaların sınırlı olması tersimi basit, taklidi kolay bir imza olması nedeniyle söz konusu imzanın …’a ait olup olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin belirlendiği anlaşıldığına göre, davalı … vekili 02.12.2009 tarihli celsede söz konusu belgedeki imzaların doğru olduğunu kabul ettiğinden …’a yönelik satım bedeline ilişkin kurulan hüküm doğru ise de, asıl ve birleşen dosyada davacının satım bedeline yönelik talebinin davalılar Ahmet, Emine, Coşkun ve Hüseyin yönünden de reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesiyle davacının harici satım nedeniyle davaya konu taşınmaza yaptığı faydalı ve zorunlı giderlere karşılık 19.944,90 TL alacak talebinde bulunmuş, Mahkemece, 10.215,00 TL güncellenen taşınmaz değeri, 19.944,90 TL zorunlu ve faydalı gider olmak üzere toplam 30.159,90 TL’nin Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1788 Esas, 2008/57 Karar sayılı ilamında geçen miras payı oranında davalı … dışındaki diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında toplanan delillerden davacının davaya konu taşınmazı kaba inşaat halindeyken kullanmaya başladığı ve inşaatı bitirerek oturmaya başladığı anlaşıldığına göre, davacının yapmış olduğu zorunlu ve faydalı masraflardan tüm mirasçıların sorumlu olduğu gözetilmeksizin davalı mirasçı … yönünden talebin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ….. vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar Ahmet, Coşkun, Emine ve Hüseyin vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK madde 297/ç) ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.