YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2775
KARAR NO : 2020/4120
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ ASIL DAVA: Harici Satış Nedeniyle Edimlerin İadesi
KARŞI -DAVA : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili asıl davada; vekil edenlerinin 293 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B blok 38 nolu bağımsız bölümün maliki olduklarını, aynı blok altındaki 81 m2’lik dükkanın vekil edenlerine haricen satıldığını ancak satışa konu edilen yerin projede sığınak olarak göründüğünü belirterek, dava konusu alanın değerinin tahsilini talep etmiş; 15.08.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile taraflar arasında yapılan taşınmaz mülkiyetinin naklini içeren sözleşmenin yasanın öngördüğü şekilde yapılmadığından satışın geçersiz olması nedeniyle ödenen bedelin güncellenen değerinin tahsilini istemiştir.
Davalı taraf, davacıların işyeri niteliğindeki bağımsız bölümlerini genişlettiklerini belirterek, davacı-karşı davalıların elatmasının önlenmesine ve yaptıkları ek kısmın kâl’ine, asıl davanın da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, harici satış nedeniyle ödenen bedelin güncellenen değerinin iadesi; karşı dava ise, elatmanın önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir.
Her ne kadar dava dilekçesinde … davalı olarak gösterilmiş ise de; karşı davanın … Kooperatifi olarak açıldığı, karşı dava dilekçesinde kooperatifin temsil yetkilileri olarak …..r’ın gösterildiği, davacı tarafça sunulan dayanak belgede de satış komisyonu olarak karşı davacı Kooperatifin yöneticisi olduğu anlaşılan aynı kişilerin imzası bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalının karşı davacı Kooperatif olduğunun kabulü ile asıl davanın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalılar vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davacı-karşı davalılara iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.