YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19037
KARAR NO : 2020/3131
KARAR TARİHİ : 09.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 201 ada 22 parsel sayılı taşınmazın taraflar adına tapuda kayıtlı olduğunu, maliklerden ….e kayyım atandığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bina bulunduğunu ve bu binayı vekil edeninin yaptığını belirterek, binanın mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine ve taşınmazın beyanlar hanesine tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşınmazın niteliğinin “avlulu kagir kahvehane ve kerpiç ev” olarak yazıldığını, taşınmaz üzerindeki yapıların çok eski olduğunu, idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 201 ada 22 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan binanın davacı …’ya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, dava konusu 201 ada 22 parsel sayılı taşınmaz taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Mahkemece, bu husus göz önüne alınmaksızın, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, tapudaki pay oranı gözetilmeden, muhdesatın tamamının değeri üzerinden, davalı kayyım aleyhine harç,yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.