Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2018/5963 E. 2020/3880 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5963
KARAR NO : 2020/3880
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4
maddeleri gereğince mahkumiyet

Güveni kötüye kullanma suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 27/12/2017 tarihli bozma ilamı üzerine dosyanın uzlaşma bürosuna gönderildiği ancak usulüne uygun uzlaşma teklifine rağmen tarafların uzlaşamadıkları belirlenerek ve ayrıca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği ceza itibariyla tabi olduğu 8 yıldan ibaret zamanaşımının suç tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte “12/10/2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının 24/12/2010 tarihinde kesinleşmesi sonucu durduğu, deneme süresi içinde ihbara konu ikinci suçun işlendiği 28/09/2013 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı ve henüz dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun, arkadaşı olan katılandan konuşmak amacıyla cep telefonunu istediği ancak telefonu alarak kaçmak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia eidldiği olayda;
Katılanın kaslarında gerileme olması nedeniyle koşmasının mümkün bulunmadığı ve telefonu alıp kaçan suça sürüklenen çocuğun arkasından koşamadığı ancak bu durumun suç meydana geldikten sonra katılanın, suça sürüklenen çocuğu yakalayabilmesine engel olduğu, suçun oluştuğu aşamada ise katılana ilişkin fiziksel engelin suç vasfını etkileme imkanı bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, suça sürüklenen çocuğun telefonu daha sonra iade etmesine rağmen, katılanın beyanında telefonun bozuk ve hafıza kartının eksik olduğunu söyleyerek şikayetçi olduğunu ifade etmesi karşısında, TCK’nın 168/4 maddesinin uygulanma imkanı bulunmaması nedeniyle ve açıklanan gerekçelerle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.