Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11737 E. 2012/7260 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11737
KARAR NO : 2012/7260
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 26.08.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 8,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin maddi tazminata ve manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı keza gelir bağlanması söz konusu olmadığından maddi tazminatın reddi nedeniyle avukatlık ücreti takdiri isabetlidir. Ancak maddi ve manevi tazminatta reddolunan bölüm üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4 maddesi gereğince ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilmek gerekirken, manevi tazminatı isteminin reddi nedeniyle avukatlık ücreti verilmemesi isabetsizdir. Öte yandan davanın kısmen reddi halinde kabul ve reddolunan bölüm dikkate alınarak yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesi sırasında, kabul edilen miktara karşılık gelen miktarı aşar biçimde yargılama giderinden davalıların sorumlu tutulması da hatalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yazılı bulunan “Red edilen miktar için takdiren 1.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
İş bu dava sebebiyle sarf olunan peşin harç 689,80 TL., başvuru harcı 29,60 TL, tebligat gideri 25,00 TL., müzekkere gideri 30,00 TL, keşif mahkeme heyeti yolluğu 85,61 TL, keşfe giderken tahsis edilen taksi gideri 50,00 TL, bilirkişi ücretleri 540,00 TL.’ ki toplam 1.450,01 TL’nin kabul ve ret durumu nazara alınarak oranlama yapıldıktan sonra 1.200,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerlerine;
“Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 719,40-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan tebligat gideri 25,00 TL müzekkere gideri 30,00 TL, keşif mahkeme heyeti yolluğu 85,61 TL, keşfe giderken tahsis edilen taksi gideri 50,00 TL, bilirkişi ücretleri 540,00 TL.’ ki toplam 730,61-TL yargılama giderinden takdiren 237,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davanın kısmen reddi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 1.000,00-TL, manevi tazminat miktarı üzerinden 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine 03/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.