YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12365
KARAR NO : 2012/7869
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Şubat 2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı 31.12.1989 – 07.01.2010 tarihleri arasında ki dönemde zorunlu veya isteğe bağlı bağ-kur sigortalı sayılmasına ve 20.04.1982 tarihinde başlayan bağ-kur sigortalılığına eklenmesine, 1.2.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece,davanın kabulü ile 31.12.1989 – 07.01.2010 tarihleri arasındaki günlerin davacının bağ-kur sigortalılık süresinden sayılmasına, bu sürenin 20.04.1982 tarihinde başlayan bağ-kur sigortalılığına eklenmesine ve davacının yaşlılık aylığı dilekçesini verdiği Ocak 2010 tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2010 tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının tedavisinin sağlanması bakımından dava kesinleşinceye kadar sağlık yardımlarından faydalanması yönünden tedbir kararı verilmesine, karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 19.10.1983 tarihinde kayda alınan giriş bildirgesi ile 1.1.1980 tarihinde başlayan oda kaydına dayalı olarak 20.4.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edildiği, ilk prim ödemesine 28.6.1997 tarihinde başladığı, 16.11.2001 yılına kadar düzenli olarak primlerini ödediği, tekrar 10.10.2006 tarihinde prim ödemeye başladığı ve 7.1.2010 tarihine kadar primlerini ödediğini, ödenmemiş prim borcu olmadığı,kurum kontrol memurlarınca Sürmene Esnaf ve Sanatkarlar Odası kayıtlarında yapılan inceleme sonucu oda kaydının geçersiz sayılması sonucu bağ-kur sigortalılığının vergi kaydına göre 31.12.1989 tarihi itibariyle durdurulduğu bu nedenle 9000 iş günü doldurulmadığından davacının 7.1.2010 tarihli emeklilik talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı ile ilgili Kurum Kontrol Memurunca tanzim edilen 22.01.2010 tarihli raporda belirtilen konularda yeterli inceleme yapılmadığı, oda kayıt defterleri ve karar defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak tutanakta belirtilen hususların doğru olup olmadığının ortaya konulmadığı anlaşılmış olup, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının … Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı ile ilgili Kurum Kontrol Memurunca tanzim edilen 22.01.2010 tarihli raporda belirtilen konularda ,oda kayıt defterleri ve karar defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırmak, tutanakta belirtilen hususların doğru olup olmadığı araştırmak, ilgili odadan üyelik aidatlarının hangi tarihe kadar yatırıldığına ilişkin bilgi ve belgeleri getirtmek, oda seçimlerine katılıp katılmadığını, katılmış ise hazirun cetvellerinde isminin ve imzasının bulunup bulunmadığını sormak, oda kaydı ile ilgili olarak oda yöneticilerini dinlemek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.