YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2338
KARAR NO : 2012/7504
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve ıslah dilekçesinde 49.271,58 TL ecrimisilin işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:Davacı vekili dilekçesinde; davacı tarafa ait taşınmaza ve üzerindeki binaya davalı idare tarafından kamulaştırılmaksızın yol ve kaldırım geçirilmek suretiyle 1996 yılında el atıldığını, davalı aleyhine açılan kamulaşturmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kabulüne karar verildiğini ancak taşınmazın mahkeme kararının kesinleşmesine kadar geçen süre içinde de davalı idarece haksız olarak kullanıldığını belirterek 01.09.2005-31.07.2008 tarihleri arasındaki dönem için 10.000 TL ecrimisilin işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 22.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı 49.271,58 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı idare vekili dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınarak 07.09.2005 – 06.02.2008 tarihleri arasındaki dönem için 38.654,17 TL ecrimisil ve 10.299,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.953,82 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, ecrimisil miktarının en çoğu tam gelir yoksunluğu en azı ise asgari kira bedelidir.Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda kira geliri üzerinden ecrimisilin belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak (taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak) rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil miktarı ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE(TEFE) artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olamaz. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK. nun 281.maddesine göre, bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal değerlendirmesi yapılmadan, taşınmazın konumu, niteliği ve benzer taşınmazların kiraya verilebilir özellikleri dikkate alınarak ilk dönemde aylık 1.000 TL kira geliri getirebileceği belirlenerek, belirlenen bu ilk döneme, sonraki dönemler için ÜFE(TEFE) artış oranları yansıtılarak ecrimisil tespit edilmiştir. Bu haliyle raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece mahallinde üç kişilik bilirkişi kurulu (inşaat, hukuk ve emlak) ile yeniden keşif yapılarak, benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilerek (resen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) incelenmeli, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak dava konusu ilk dönemde arsa olarak serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmeli, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara TÜİK. ce yayımlanan ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.