YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21457
KARAR NO : 2012/2831
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.597,25 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdaten tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davalının Av…. Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, davalıya döner sermayeden fazladan 2.597,25 TL ödeme yapıldığı, fazla ödenen paranın tahsili için davalıya 01/04/2010 tarih ve 3654 sayılı yazı ile bildirim yapıldığı ancak davalının iadesi istenen parayı ödemeyeceğini bildirdiği ileri sürülerek 2.597,25 TL’nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir. Yerel mahkeme, hesaplamanın yanlış yapılmasında davalının yanıltıcı beyanının olmadığı; hesap yanlışlığının müfettiş tarafından yapılan inceleme sonucunda ortaya çıktığı, idari yargıda dava açma süresi olan 60 gün içerisinde idare alacağının tahsili mümkün iken bu süre geçirildikten sonra fazla ödemenin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıya yersiz ödenen fazla alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemidir.Herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür. Sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davalarında bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı kamu kurumlarında dava açılmasına emir vermeye yetkili makamın öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. Dosya içeriğine göre dava BK 66. maddesi gereği 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş, davanın esasına girilerek, tarafların delilleri toplanmak konusunda uzman (sağlık mevzuatında) ehil bilirkişi vasıtasıyla yersiz fazla ödeme bulunup bulunmadığı tesbit edilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir kerer verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.