Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3067 E. 2013/4280 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3067
KARAR NO : 2013/4280
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18.12.2012 gün, 2012/298772 sayılı kanun yararına bozma talebi ile temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline sigortalı aracın davalılara ait binanın altındaki otoparkta park halinde bulunmakta iken üzerine asansör düşmesi sonucu hasarlandığını belirterek ödenen hasar bedelinin bina maliklerinden tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında bir kısım davalıların ödeme yapması üzerine bu davalılar yönünden talebini atiye bırakmış, diğer davalıları davaya dahil etmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, hakkındaki talep atiye bırakılan davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar …,…hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 626,82 TL.nin davalılar …,…’ten tahsiline miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiş; davalılar vekilinin kanun yarına bozma istemli dilekçesi üzerine hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18.12.2012 gün, 2012/298772 sayılı kanun yararına bozma talebi ile temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle ödenen hasar bedelinin sorumlulardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekilinin 30.09.2010 tarihli dilekçesi ile adı geçen davalıların dahili davalı sıfatıyla kabul edilmesi talep edilmiş, mahkemece davaya dahil edilenler yönünden dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, yokluklarında davaya devam edilmiş ve aleyhlerine hüküm kurularak gerekçeli karar da tebliğ edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle dahili davalılar adına dava ve dahili dava dilekçelerinin tebliği ile savunma ve delillerinin tespit edilmesi gerekirken savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle aleyhlerine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK’nun 427/6.maddesine dayalı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin ifası için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.