Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5773 E. 2013/4963 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5773
KARAR NO : 2013/4963
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların, sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, 10.07.2005 tarihinde neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda bu araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, olay tarihinde lise son sınıf öğrencisi olan müvekkilinin bir yıl okuluna devam edememesi ve bu nedenle bir yıl hayata geç atılması nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsıldığını ve maddi zarara uğradığını belirterek tedavi giderleri, geçici iş göremezlik zararı ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle toplam 7.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından 05.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi verilerek yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat istemi artırılmış ve sonuçta; toplam 16.500,52 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “…davacının ıslah talebi de dikkate alınarak maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 13.014,20 TL’nin (davalılar … ve … Ltd Şti 10.811,20 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, faizin davalı … ve … Ltd Şti için olay tarihi 10.07.2005, diğer davalı … şirketi yönünden 06.05.2010 tarihinden itibaren yürütülmesine, davalı … şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … Ltd Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasasının 36. maddesi ve HUMK’nın 73. maddesi (6100 sayılı HMK m. 27) uyarınca çek açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur.
Dosya içindeki tebligata ilişkin belgelerden; dava dilekçesi ve birleştirme kararının davalı … A.Ş’ne tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; mahkemece, davalı … A.Ş vekiline, dava dilekçesi, duruşma günü ve birleştirme kararının usule uygun şekilde tebliği ile taraf teşkili sağ-
landıktan sonra adı geçen davalıdan savunma ve delilleri sorularak, delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemenin kabul biçimine göre de; davacının maddi tazminat istemi içinde tedavi giderleri de bulunmaktadır. Mahkemece, tedavi giderlerine ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 8.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Yasanın geçici 1.maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-l.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı … A.Ş yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … A.Ş’ye geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.