Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4455 E. 2013/4085 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4455
KARAR NO : 2013/4085
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde şikayet eden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Şikâyet eden (alacaklı) vekili, Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/13005 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Tuzla İcra Müdürlüğü’nün 2011/3828 sayılı Talimat dosyasında yapılan 24.01.2012 günlü hacze konu menkullerin takip borçlusuna ait olduğunu, mahcuzların takip borçlusunun elinde iken haczedildiğini belirterek şikâyet başvurusunun kabulü ile haczin İİK’nun 99. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına yönelik müdürlük kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Karşı taraf (üçüncü kişi) vekili, alacaklının istihkak iddiasının reddi davasını açtıktan sonra şikâyet yoluna başvurduğunu, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında bağ bulunmadığını, belirterek şikâyet başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: “dava konusu haciz adresinde ödeme emrinin TK 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu tarihte anılan yerin borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresi olmadığı, bu nedenle tebligatın ususüz yapıldığının kabulü gerektiği, borçlunun buradan 10.03.2011’de yani takipten önce ayrıldığı, aynı yerin davacı üçüncü kişi tarafından imalat iş yeri olarak kullanıldığı, hacizde borçluya ait belgelerin bulunmadığı, alacaklın diğer iddialarının açtığı istihkak iddiasının reddi davasında ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği“ gerekçesi ile şikâyetin reddine karar verilmiş; hüküm, şikâyet eden (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının hacizde İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına yönelik şikâyet başvurusu niteliğindedir.
Dosya arasındaki ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ve borçlu şirketler arasında ortakları itibarı ile bağ bulunmamaktadır. Ne var ki birden fazla adresi arka arkaya, kimi kez kısa sürelerle da olsa ortaklaşa kullanmışlardır.
Bu durumda aynı alanda faaliyet gösteren ve unvan benzerliği içinde de bulunan üçüncü ve borçlu şirketler arasında adres itibarı ile organik bağ bulunduğunun, dolayısıyla dava konusu eşyaların İİK’nun 96, 97. maddeleri uyarınca borçlu ile birlikte üçüncü kişinin zilyetliğinde iken haczedildiğinin kabulü gerekir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına yönelik şikâyetin kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde reddine yönelik karar verilmesi hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden şikayet eden alacıklıya geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.