Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1006 E. 2020/2928 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1006
KARAR NO : 2020/2928
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, dava konusu 05.11.2014 tarihli haczin, müvekkili tarafından 11.07.2014 tarihinden itibaren işletilen işyerinde gerçekleştirildiğini, borçlunun haciz adresinde satış ve pazarlama departmanında görev aldığını, mahcuzlardan bir adet forkliftin dava dışı Finansal Kiralama Şirketine ait olduğunu, müvekkili tarafından sadece işletildiğini, 6361 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca sözleşme süresi boyunca haczedilemeyeceğini, haczedilen diğer malların da borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, işyeri kira sözleşmesinin müvekkili ile yapıldığını, kira sözleşmesinin ekinde bulunan tüm faturalı malların işletme ile birlikte müvekkiline kiralandığını öne sürerek forklifte ilişkin haczin yasa gereği kaldırılmasına, diğer mahcuzlar yönünden ise istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan işyerinin borçlular tarafından işletildiğini, haciz esnasında da borçlu şirkete ait evrak bulunması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; haciz yapılan işyerinin borçlular tarafından işletildiği, mahcuzların borçlulara ait olduğu, forklift yönünden haczedilmezlik şikayetinde bulunulmuş ise de, forkliftin borçlu şirket tarafından üretimde kullanıldığı ve borçlu şirkete ait olduğu, üçüncü kişinin bu yöndeki şikayetinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 2016/9154 Esas, 2019/5425 Karar sayılı ilamı ile, kiracılık sıfatına dayanan davacı üçüncü kişinin davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) olmadığından davanın usulden reddi gerekirken, davanın esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada, davacının davasının aktif ehliyet yokluğundan usulden reddine; davalı alacaklı lehine 8.231,50 TL nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiş; hüküm, üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2. Mahkemece, davacı üçüncü kişinin davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) olmadığından ret kararı verilmesi doğru ise de vekalet ücretinin nispi olarak takdiri doğru olmamıştır. Zira, ön koşul yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi halinde, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hüküm fıkrasındaki “… haciz edilen menkullerin değeri üzerinden A.A.Ü.T. ne göre hesaplanan 8.231,50 TL nispi vekalet ücretinin … ” ibaresinin çıkartılarak yerine “…906,00 TL maktu vekalet ücretinin…” ibaresinin yazılmasına, 1.bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/son maddesi uyarınca düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.