YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2574
KARAR NO : 2020/5496
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık …’ın tekerrüre esas alınan ilamında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmış ise de tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Yasanın 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın zararı karşılamak istediğini beyan etmesine rağmen, zararın tazmini için sanığa makul bir süre tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yakalama emrininin infazı ile savunması alınan ve adli sicil kaydı okunmayan sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden iddianamede uygulanması talep edilmeyen TCK’nın 58. maddesinin uygulanarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesine rağmen cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının kararda gösterilmemesi,
4-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “yargılama giderinin 5271 sayılı CMK’nun 324 vd. Maddeleri uyarınca sanıklar …, … ve Mehmet Gülcan alınıp” şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 15/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.