Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3967 E. 2020/1908 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3967
KARAR NO : 2020/1908
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2017 tarih ve 2016/248 E. – 2017/519 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2019/752 E- 2019/715 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, “DERİMOD” ve “DERİMOD SHOES” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan, 2015/14261 sayılı, “Derim Shoes+Şekil” ibareli marka başvurusuna, iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketçe, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “derim shoes” ibareli marka başvurusu ile davacının 2014/19016 tescil numaralı “derimod shoes” ibareli markası arasında, çekişmeli tüm mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü anlamında benzerlik ve iltibas riski bulunduğu, bu sebeple YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu, bu durumun taraf markaları arasındaki iltibas tehlikesini arttıran bir etken olmakla birlikte dava konusu başvuru kapsamında farklı mal/hizmet bulunmadığından 556 sayılı KHK’nın 8/4 hükmünün somut uyuşmazlığa uygulanmasına lüzum olmadığı, davalının marka başvurusunun açıkça kötü niyetli yapıldığını ispata yeterli delil sunulmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/3 hükmü kapsamındaki gerçek ve öncelikli hak sahipliği iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2016-M-4143 sayılı kararının iptaline, 2015/14261 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı kurum vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.