YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/16126
KARAR NO : 2020/4523
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Harici Satışa Dayanan Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacılar vekili, davalılar adına kayıtlı olan 324 parsel sayılı taşınmazı vekil edenlerinin 1.7.1991 tarihinde gayrimenkul satış ve zilyetlik devri senedi ile satın aldıklarını ve bahsi geçen tarihten beri taşınmazı zilyetliklerinde bulundurduklarını belirterek, davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve müvekkilleri adına hisseleri oranında tapuya tescilini talep etmiştir. Birleşen Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/400 Esas ve 2011/298 Karar sayılı davasında; davacılar vekili asıl davanın yargılaması sırasında ölü olduğu anlaşılan tapu kayıt maliki … Karısı … … mirasçılarına karşı yukarıda bahsi geçen harici satış senedi uyarınca tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak talebinde bulunmuştur. Birleşen, Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/377 Esas ve 2012/357 Karar sayılı davasında, davacı vekili asıl davanın yargılaması sırasında ölen tapu kayıt maliki … Karısı … … mirasçısı Güldali Uysal’ın mirasçılarına karşı yukarıda bahsi geçen harici satış senedi uyarınca tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak isteminde bulunmuştur.
Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara katılan bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 324 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile; Fen Bilirkişi …’ ın 07.11.2013 tarihli krokili raporunda belirtilen oranlarda davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil; birleşen davalar harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Alanya Kadastro Mahkemesinin 04.01.2002 tarihinde kesinleşen 1999/53 Esas ve 2000/18 Karar sayılı ilamı sonucu 20.03.2002 tarihinde oluşan tapu kaydının, 3.088,00 m2 tarla vasfıyla, … karısı … …, … Kızı … …, … kızı …, … Kızı …, … Kızı … …, … Kızı … …, … Oğlu …, … Kızı … …, … Oğlu …’in elbirliği halinde malik oldukları anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; tespit maliki …’in evli ve çocuksuz olarak 1972 yılında öldüğü mirasçı olarak eşi … … ve kardeşi … …’in çocukları olan … … ve … …’i bıraktığı anlaşılmıştır. …’in eşi … … ‘in ölüm tarihi, nüfus müdürlüğünde çıkan yangın sebebiyle nüfus kaydına ulaşılamadığından tespit edilememiş ve ölüm tarihi belirtilmeksizin mirasçılık belgesi verilmiştir. Mirasçılık belgesinde kardeşleri …, …, … ve 1987 yılında ölen kardeşi Abdullah’tan geriye kalan mirasçıları kalmıştır. …’in kardeşi … …’in 1986 yılında ölen oğlu … geriye eşi … ve çocukları …, …, …, …, … ve …’i mirasçı olarak bırakmıştır.
Davacı tarafça sunulan dayanak senetler incelendiğinde 1.7.1991 tarihli gayrimenkul satış ve zilyetliğin devri senedi ile tespit maliki … mirasçısı olan … …’in mirasçıları, …’in kardeşi … …’in çocuklarından … … ve … …’in mirasçısı … tarafından dava konusu 324 parselin satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa yukarıda belirtildiği üzere, 1986 yılında ölen … …’in tek mirasçısı …… ve … de vardır. Diğer harici satış sözleşmeleri 12.8.1991, 14.6.1993, 7.3.1994, 13.7.2001 tarihli ve tarihsiz bir harici satış senedi/sözleşmesidir. Bu senetler/sözleşmeler incelendiğinde elbirliği maliklerinin tümü tarafından yapılan bir satış bulunmadığı anlaşılmıştır. Dayanak satışlar geçersiz olduğundan; haricen satın alanların yaptığı satışlar da geçersizdir. O halde her ne kadar taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu dönemde harici satış sözleşmeleri yapılmışsa da yapılan bu satışlar geçersizdir. Zira 324 parsel elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan harici satış sözleşmesine tüm mirasçıların katılımı gerekirken, tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan satışların yapıldığı sabit olduğundan asıl davadaki tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerekir.
Yukarıda bahsedildiği üzere; birleşen davalardaki terditli istemlere ilişkin taraf delilleri toplanarak, olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan sebeplerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi