Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2020/1137 E. 2020/3830 K. 06.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1137
KARAR NO : 2020/3830
KARAR TARİHİ : 06.07.2020

Mahkeme : BOYABAT Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkumiyet Beraat

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Tebliğnamede her ne kadar … sanık olarak gösterilmiş ise de; sanık hakkında verilen beraat kararına yönelik yasa yolu talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.
A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın yüzüne karşı verilen 10.10.2019 tarihinde tefhim edilen hükmün, sanık tarafından CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık kanunî temyiz süresinden sonra 29.10.2019 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin REDDİNE,
B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanık müdafii Av. …’ın vekalet ücreti” yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;
10.10.2019 tarihinde tefhim edilen hükmün, CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra sanık müdafii tarafından 30 Ekim 2019 tarihinde beraat kararı yönünden vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
C) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015
tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
D) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada;
Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için suç tarihi itibariyle TCK’nın 188/3 maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, sanığın savunmasının alındığı ve hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3 maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa CMK’nın 150 maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden sanık müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
06.07.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.