Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/5833 E. 2010/13172 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5833
KARAR NO : 2010/13172
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

Dava, davacının ortağı olduğu limited şirketin prim borçları nedeniyle yaşlılık aylığına konulan haczin iptaline istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, tescil tarihi olan 08.02.1996 tarihinden hisselerini devrettiği 16.10.1997 tarihine kadar prim borçlusu…… temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu, Şirketin 1996/12-1998/2 dönemine ait prim borçları ve gecikme zammı nedeniyle 506 sayılı Kanunun 80. maddesi uyarınca şirket aleyhine başlatılan üç adet takip dosyasından davacının 506 sayılı Kanun kapsamında davalı Kurumdan aldığı yaşlılık aylığına haciz konulup 2007/11 ve 12. aya ait aylıklardan kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece, 506 sayılı Kanunun 80. maddesi davacının şirketin kuruluşundan 16.10.1997 tarihine kadar temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görev yaptığından ve hisse devrinin devir öncesi döneme ait sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı, ödenmeyen prim borçlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının, 506 sayılı Yasa’nın 80’nci maddesine göre, borçlu şirketin müdürü olduğu dönemden hisse devir tarihine kadar ödenmesi gereken borcun tamamından sorumlu olacağına ilişkin kabulü isabetli ise de; dava, şirketin prim borçları nedeniyle yaşlılık aylığına konulan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 121/1. maddesi olup, “Bu kanun gereğince bağlanacak gelir ve aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez” hükmünü içermekte iken, 06.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanunun 17. maddesi ile değiştirilerek, “nafaka borçları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bu Kanunun 80 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar” ibaresi eklenmiştir. Bu değişiklikle Kurum alacaklarının 506 sayılı Kanunun 80’nci maddesine göre takip ve tahsili halinde yaşlılık aylıklarının haczedilebileceği ilkesi benimsenmiştir. Ancak bu ilkenin, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonrasında gerçekleşen yaşlılık aylığı hacizleri yönünden uygulanabileceği açıktır.
Yaşlılık aylığının haczedilip haczedilemeyeceği konusu haciz tarihindeki yasal düzenlemeye göre belirlenmelidir. 5198 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce yaşlılık aylığının nafaka borçları dışında haczi mümkün değil iken; kanun değişikliğinden sonra 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi uyarınca davacının sorumlu olduğu döneme ait prim borçları nedeniyle yaşlılık aylığı haczedilebilir hale gelmiştir. Hal böyle olunca, davaya konu haciz işleminin yapıldığı takip dosyaları tüm ekleriyle getirtilip, öncelikle davacının yaşlılık aylığına hangi tarihte haciz konulduğu belirlenmeli, varsa 5198 sayılı Kanun’un
yürürlüğe girmesinden önce konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmeli, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra konulan hacizler ve buna bağlı olarak yapılan kesintilerden ise; davacının sorumlu olacağı gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 11/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.