Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/21653 E. 2012/6262 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21653
KARAR NO : 2012/6262
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 18.999.00 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada, … 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/1006-2007/308 sayılı ilamı ile hükmedilen alacağın tahsili amacıyla davalı tarafından yapılan takip sonucu değişen oranlarda yasal faiz uygulanması gerekirken %50 fahiş faiz oranı uygulanması suretiyle 18 999,00 TL fazla para tahsil edildiği ileri sürülerek tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali istenilmiştir.Davalı tarafından aynı davada hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri nedeniyle bakiye alacakları bulunduğu nedeniyle takas ve mahsup talebinde bulunulmuştur.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, açılan bir davada varılacak olan vicdani kanaat ile hüküm ittikayı başka bir davada incelenmekte olan bir hukuksal ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir.Davaların aynı sebepten (HUMK. mad.43/2) doğması veya biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır. Buna göre, bir davada hüküm verilmesi, diğer bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak olan bir hukuksal ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, iki dava arasında bağlantı varsayılacaktır.Tüm bunlardan çıkacak sonuca göre; diğer bir dava hakkında verilecek hükmün bekletilecek davada verilecek hükmü mutlaka etkileyecek nitelikte olması gerekecektir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.III, Ank. 1982, sh. 2344 vd).Somut olayda, taraflar arasındaki alacak davası nedeniyle bir kısım alacağa hükmedilmesi üzerine, ilamın icraya konulduğu ve cebri icra nedeniyle paranın ödendiği anlaşılmaktadır. Takibe dayanak kararın temyizi üzerine Yargıtay’ca alacağa ilişkin talebin tümüyle reddi gerektiği belirtilmek suretiyle yerel mahkeme kararının bozulduğu da sabittir. Bu durumda iki dava arasında bağlantı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, takibe konu edilen alacağa ilişkin kararın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre İİK.nun 40/2. maddesi hükmü uyarınca işlem yapılıp yapılamayacağıda göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.